Demirin İndirilmesi Yalanı

1. Mucize İddiası

Mucize yaratıcılarımızın meşhur iddialarından biri de ”demirin indirilmesi” meselesidir. Önce bu mucize yalanını orijinal haliyle okuyalım:

  • Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
    ”Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik… (Hadid Suresi, 25)(…)
    Modern astronomik bulgular Dünya’daki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur. Bu bilimsel gerçek Kuran’da mucizevi bir şekilde bildirilmektedir.

    Hadid Suresi’nin 25. ayetinde demir için kullanılan “enzelna” yani “indirme” kelimesi mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin yağmur ve güneş ışınları için kullanılan “gökten fiziksel olarak indirme” şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında ayetin yukarıda ifade ettiğimiz bu önemli bilimsel gerçeğe işaret ettiği görülmektedir. Sadece Dünya’daki değil tüm Güneş Sistemi’ndeki demir dış uzaydan elde edilmiştir. Çünkü Güneş’in sıcaklığı demir elementinin oluşması için yeterli değildir. Güneş’in 6000 santigrat derecelik yüzey ve 20 milyon santigrat derecelik bir çekirdek sıcaklığı vardır. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda ve birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya Süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Demirin uzaya dağılması işte bu patlamalar sonucunda mümkün olur.

    (…)
    Bu bilginin Kuran’ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah’ın sözü olan Kuran’da yer almaktadır.”


2. Hadid/25′deki “enzelna” kelimesi

Hadid/25′te geçen ”enzelna” kelimesinin ”indirdik” anlamına gelebildiği de bilinmektedir. Ancak sözün doğru anlamını (yani söyleyenin ne kastettiğini) anlamak için hiçbir zaman kelimelerin tek tek sözlük anlamına bakılmaz; cümle içerisindeki bağlamı, somut kullanılış şekli ve diğer cümlelerde nasıl kullanılmış olduğu gibi noktalar dikkate alınır.

Mucize iddaicıları buradaki ”enzelna” kelimesini sözlük anlamında olduğu gibi ”indirdik” -hem de ”dış uzaydan indirdik”- olarak yorumlamaktalar. Peki, gerçekten öyle midir? Şayet kelime ”gökyüzünden ya da uzaydan indirme” anlamına geliyorsa Kuran’ın başka bir bölümünde nasıl yer almaktadır. Kısaca bir göz atalım ve ”enzelna” sözcüğü yerine meali gereği ”indirdik” koyarak okuyalım:

enzelnâ-lhadîde. (Hadid 25)
Demiri indirdik.

vezallelnâ ‘aleyhimu-lġamâme veenzelnâ ‘aleyhimu-lmenne ve-sselvâ. (Araf 160)
Onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.

enzele lekum mine-l-en’âmi śemâniyete ezvâ (Zümer/6)
Sizin için davarlardan sekiz çift indirdik.

Şayet bu kelime ”Dünya dışında oluştu”, ”uzaydan indirdik” anlamı taşıyorsa o zaman bıldırcın, kudret helvası, davar ve hattâ bazı ayetlerdeki elbise gibi şeylerin de uzaydan geliyor olması gerekir. Sadece ”enzelna” kullanılan yerlerin karşılaştırılması bile mucize iddiacılarının nasıl bir çarpıtma ve akıl fukaralığı içinde olduklarını göstermeye yeter.

Şimdi de bu ayetin Müslüman kesimler tarafından genel kabul gören birkaç tefsirine bakalım:

Diyanet Vakfı’nın yayımladığı tefsir:
“İndirme” anlamına gelen kelime Zümer 39/6 âyetinde olduğu gibi “yarattı, lütfetti; insana onu kullanabilme yeteneğini ilham etti” anlamındadır.
Kur’an Yolu – Türkçe Meâl ve Tefsir, Heyet: Prof.Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Prof. Dr. İ. Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Ankara/2007, Hadid/25

Elmalılı Tefsiri:
”Bir de demiri indirdik; yani bolca yaratıp varlığını bildirdik, kullanılmasını öğrettik.”
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Hadid/25

Seyyid Kutub Tefsiri:
”Bu ayette “demiri indirdik” deyiminin bir başka benzeri “size sekiz hayvan çifti indirdik” ayetinde görülüyor. (Zümer suresi, 6) Her iki ifade de yüce Allah’ın nesneleri ve olayları yaratmaya yönelik iradesine ve planına işaret eder. Gerçekten demir, yüce Allah’ın planı ve tasarısı uyarınca yeryüzüne inmiştir. Ayrıca bu deyim, ayetin havasına da uyuyor. Çünkü ayetin genel havası “kitap” ve “ölçü” indirmeyi yansıtır. Başka bir deyimle yüce Allah’ın yarattığı herşey “kitap” gibi, “ölçü” gibi plâna bağlı olarak yaratılmıştır.”
Seyyid Kutub, Fizilal’il Kur’an, Hadid/25


3. İddianın Tutarsızlığı

Fakat biz yine de mucize iddiacılarının yorumunun doğru olduğunu yani ayetteki cümleden gerçekten de ”demiri gökten/uzaydan indirdik” anlamının kastedildiğini varsayalım. Durum böyle olsa bile bu ayetle söz konusu bilimsel bulguları ilişkilendirmek mümkün değil.

Bunun için mucizecilerin bu çarpıtmaya temel gösterdikleri bilimsel gerçeklere bir göz atmak da gerekiyor. Evrendeki tüm maddelerin kimyasal yapısında –yaklaşık olarak- % 70-73 hidrojen, % 25 helyum ve % 2 de diğer ağır elementler bulunur. Ağır elementlerin hepsi yıldızların içinde evrimle oluşmuş ve uzaya atılmıştır. Keza bunların füzyonu için gerekli ısı ancak bu yıldız patlamalarından elde edilebilir. Dünyamız bu oluşumu sağlayacak sıcaklığa erişemez.

O hâlde sadece demir değil pek çok diğer element de Dünyamızın oluşumundaki toz ve gaz bulutunun içinde yer almaktaydı; Dünyamız demiri de içinde bulunduracak şekilde katılaştı ve kabuklaştı. Demek ki Dünyamızın oluşumu sırasında zaten içinde demir vardı ve bugün de element yapısının % 5 i demirdir.

Dünya’nın oluşumu sırasında erimiş hâlde olan ağır metaller Dünya’nın merkezinde (biz ona çekirdek diyoruz) toplanmışlar ve yoğun bir şekilde çekirdeği oluşturmuşlardır. Bu çekirdeğin üzerinde “magma” diye tarif ettiğimiz ve viskozitesi yüksek yoğun bir sıvı bulunmaktadır. Bu mantonun üzerinde de yerkabuğu vardır. Bütün madenler yerkabuğundan elde edilmektedir. Yerkabuğundaki bu madenlerin oluşmasında en temel sebep magmadır. Çeşitli sebeplerle yeryüzünde bulduğu boşluklardan fışkıran magma atmosferik, kimyasal ve fiziksel etkilerle soğuyarak yerkabuğunu ve belirli yoğunluklarda bulunan madenleri oluşturmuştur.

O halde ”demirin Dünya’ya indirilmiş olması” söz konusu olamaz. Demir, gezegenimizin oluşum sürecinde zaten vardı. Yani doğumundan itibaren Dünya’da demir hep vardı; sonradan uzaydan indirilmedi. Ayrıca Dünya’nın oluşumu sırasındaki toz ve gaz bulutunun içinde bulunan demir dışındaki birçok element de güneş sistemimiz dışındaki patlamalar sonucu oluşmaktaydı.


4. ”Göğün Armağanı” olarak Demir

Yukarda da belirtildiği gibi Hadid/25′teki ilgili kelimenin ”gökten/uzaydan indirdik” olarak okunması başlıbaşına sorunlu bir yorumdur; çünkü bu durumda Kuran’ın diğer ayetlerine göre davarların, bıldırcının, kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekirdi.

Ama biz yine de mucize iddiacılarının bu yorumunun doğru olduğunu varsayalım. Yani diyelim ki: “Bu ayet gerçekten de demirin uzaydan/gökten indirildiğini kastetmiş olsun!”

Peki bunun nasıl bir açıklaması olabilir?

Demirin saf halde göktaşları üzerinde dünyaya ulaşması aynı zamanda onun kullanımının da başlangıcıdır. Demir ilk olarak göktaşlarından elde edilmiştir. Dünya’da demir cevherinin çıkarılması M.Ö. 10 – 9. yüzyıllara rastlar ve Anadolu’da gerçekleşmiştir. Ancak bu metal Mısırlılarca işlenmiş ve Onlar gökten gelen bu metale ”Göğün Armağanı” ismini takmıştır. Sümerlerin de ”Göğün Madeni” demesine şaşırmamak gerekir. Bulunan ilk demir eşya örnekleri bu göksel armağandan yapılmıştır. Demek ki demirin Dünya’da işlenmesinden çok daha önce insanlar demiri “tanrıların bir armağanı” olarak nitelendirmekteydiler. Çünkü saf olarak ancak ve ancak göktaşlarında bulunan demiri elde etmişler ama henüz yer kabuğundaki cevherin üretimine geçmemişlerdi.

Kuran’ın ortaya çıktığı coğrafyada inançlar Sümer, Babil ve Mısır etkisini taşıyordu. Uygarlık açısından çok önemli bir element olan demir, mucizevi ve tanrı/tanrılar tarafından gönderilen bir şey olarak tanınıyordu. Gökten gelmişti ve tanrıların armağanıydı.

Hâl böyleyken Kuran yazıcılarının ”demiri gökten indirdik” demelerine şaşmamak gerekir. Çünkü onlar yüzyıllarca dillerde dolaşan bu söylenceden haberdardılar; bunlarla büyümüşlerdi. Demirin göktaşları ile dünyaya indiğini gözlemleyen atalarının anlatımlarını biliyorlardı. Demirin, önemi sebebiyle de “ancak bir tanrı armağanı olabileceği” düşüncesi de toplumun dinsel yapısına uyumluydu.

O çağlarda insanların bu şekilde düşünmesi ve düşüncelerine uygun kutsal metinler yaratmaları tuhaf karşılanmamalıdır; hattâ bu gayet doğal ve anlaşılabilirdir.


5. Sonuç

Sonuç olarak Kuran’da ”Demiri gökten/uzaydan indirdik” yazıyor olması hiçbir bilimsel bulguyla bağdaştırılamaz. Çünkü, zaten bu bilgilerin dayandığı temel olan bilime göre demir Dünya’ya indirilmemiştir; Dünya’nın ve Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerin oluşumundan önce Güneş Sistemi dışındaki büyük patlamalar sonucu oluşmuştur. Patlamalarla ortaya çıkan toz ve gaz bulutları da gezegenimizi oluşturmuştur. Dolayısıyla patlamalarla ortaya çıkan demir için henüz ”indirdik” denebilecek bir Dünya ortada yoktur. Üstelik tüm bunlar sadece demir için değil diğer birçok element için de geçerlidir.

Hadid/25′teki ilgili sözcüğün anlamının ”gökten/uzaydan indirdik” olarak kabul edilmesi bir sorundur. Çünkü bu durumda Kuran’daki diğer ayetlere göre davarların, bıldırcının ve kudret helvasının da uzaydan indirilmiş olması gerekir. Ayrıca mucize iddiacılarının “demirin göklerden indirildiği” yorumunu o dönemin efsaneleri ve inançları bağlamında açıklamak da mümkündür.

Kaynak: http://www.mucizeyalanlari.com/demirin-indirilmesi/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: