Evrenin (Yoktan) Varoluşu ve Big Bang


1. Mucize İddiası

Mucize iddiacılarının sıkça işledikleri meselelerden biri de Enam/101 ayetinin güya Big Bang Teorisine işaret etmesi bahsidir. İlk olarak bu mucize yalanını da kendi kalemlerinden okuyalım:

  • Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
    20. yüzyılın ortalarına dek hakim olan görüş, evrenin sonsuz boyutlara sahip olduğu, sonsuzdan beri var olduğu ve sonsuza kadar da var olacağı şeklindeydi. “Statik (durağan) evren modeli” adı verilen bu anlayışa göre, evren için herhangi bir başlangıç veya son söz konusu değildi.Materyalist felsefenin de temelini oluşturan bu görüş, evreni sabit, durağan ve değişmez bir maddeler bütünü olarak kabul ederken, bir Yaratıcının varlığını da reddediyordu. Oysa 20. yüzyılda gelişen bilim ve teknoloji, materyalistlere zemin sağlayan durağan evren modeli gibi ilkel anlayışları kökünden yıkmıştır.21. yüzyılın başlarında olduğumuz şu dönemde, evrenin bir başlangıcı olduğu, yok iken bir anda büyük bir patlamayla var olduğu modern fizik tarafından pek çok deney, gözlem ve hesapla ispatlanmış durumdadır. Ayrıca, evrenin, materyalistlerin iddia ettikleri gibi sabit ve durağan olmadığı, tam tersine sürekli bir hareket ve değişim içinde olduğu, genişlediği de saptanmıştır. Bugün bu gerçekler bütün bilim dünyası tarafından kabul edilmektedir.

    Kuran-ı Kerim’de evrenin ortaya çıkışı şöyle açıklanır:
    O gökleri ve yeri yoktan var edendir… (Enam Suresi, 101)

    Kuran’da verilen bu bilgi, çağdaş bilimin bulgularıyla tam bir uyum içindedir. Başta da belirttiğimiz gibi astrofiziğin ulaştığı kesin sonuç, tüm evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte, bir sıfır anında, büyük bir patlamayla var olduğudur. “Büyük Patlama”, orijinal adıyla “Big Bang” teorisi, tüm evrenin yaklaşık 15 milyar yıl önce tek bir noktanın patlamasıyla yokluktan meydana geldiğini kanıtlamıştır.


2. İddia Metnindeki Bazı Hatalar ve Çarpıtmalar

Önce yukardaki metindeki hata ve çarpıtmalara kısaca değinelim:

  • Evrenin yaşı (yani Big Bang’den bugüne kadarki süre) günümüz biliminin varsayımına göre 13,7 milyar senedir. İlk bakışta belki önemsiz gibi duran bu hata mucize yalancılarının başka bir mucize bahsinde yapmış oldukları çarpıtmanın temelini oluşturmaktadır. => bkz. Altı Günde Yaratılış
  • ”20. Yüzyılın ortalarına dek hakim olan görüş evrenin sonsuz boyutlara sahip olduğu, sonsuzdan beri var olduğu ve sonsuza kadar da var olacağı şeklindeydi” cümlesi bu şekliyle yanlıştır. Evrenin sonsuzluğu veya başlangıcının olup olmaması felsefe tarihi boyunca tartışılagelmiş bir konudur ve yüzyıllar boyunca konuyla ilgili olarak çok farklı görüşler, hipotezler, teoriler savunulmuştur.
  • ”Statik evren modeli” materyalizmin temelini oluşturmaz. Mucize yalancılarının her fırsatta ”öcü” olarak göstermeye çalıştıkları ”materyalist felsefe”yle ne kastettikleri de bir başka muammadır. Eğer kastedilen “evreni doğaüstüne dair varsayımlarda bulunmadan anlamaya ve açıklamaya çalışan materyalist/natüralist duruş” ise bu zaten günümüz biliminin ana aksiyomlarındandır. Ve statik ve dinamik evren modelleri bu ana aksiyomdan hareket eder. Statik evren modelinden dinamik evren modelini geçişle bu materyalist duruşun yanlışlandığını ima etmek gülünçtür. Aksine her bilimsel yenilik gibi dinamik evren modeline geçiş veya Big Bang Kuramı’nın kabulü de yine materyalist düşünce ile mümkün olabilmiştir.


3. Mucize Yalanının Mantıksal Kurgusu

Şimdi asıl mucize yalanının kurgusunu ele alabiliriz:

(1) O gökleri ve yeri yoktan var edendir… (Enam Suresi, 101) ayetinde evrenin yoktan varedildiği yazmaktadır.

(2) Modern bilimin kabul ettiği Big Bang Teorisi de bunu söylemektedir.

(3) 1400 Yıl önceki insanlar modern bilimin bu bulguları henüz yokken böyle birşey söylemiş olamazlar.

=> Dolayısı ile Kuran’da bu ”gerçeğin” geçmesi bir mucizedir. Dolayısı ile Kuran, Tanrı sözüdür.

Mucize sonucunu çıkarabilmek için sıralanan 3 önermenin ikincisi ve üçüncüsü yanlıştır.

4. Tarihsel olarak Big Bang ve Yoktan Varoluş

  • (3) 1400 Yıl önceki insanlar modern bilimin bu bulguları henüz yokken böyle birşey söylemiş olamazlar.

Böyle bir önermenin yanlışlığını anlamak için biraz olsun akletmek yeterlidir. Big Bang Teorisi mucizecilerin iddia ettiği gibi bilimsel açıdan ”yoktan varoluş” ile ilgili olsa bile (ki aşağıda gösterileceği üzere kesinlikle ilgili değildir) tarihsel açıdan ”yoktan varoluş” düşüncesinin ancak modern ”Big Bang Teorisi” ile mümkün olduğunu söyleyebilir miyiz hiç?

Dikkat ediniz! Burada iddia edilen mucize, Big Bang Teorisi ile -güya- yoktan varoluşun ispatlanmış olması değildir. Bu sözde gerçeğin Kuran’da 1400 yıl önce ve henüz teori ortada yokken yer almış olmasıdır mucize olarak adlandırılan.

Oysa söz konusu ayette modern Big Bang Teorisi ile ilgili somut bir ibare yok. Patlamadan veya benzer şeylerden değil sadece ”göklerin ve yerin yoktan varedildiği”nden söz edilmekte. Yani Kuran’da sadece ”yoktan varoluş” düşüncesi yer almış. Ama bu düşünce zaten o dönemde ve daha önceki medeniyetlerde var olan düşüncelerden biridir.

”Henüz bilim big-bang’i bulmamışken insanlar kendi düşüncesiyle yoktan varolma diye birşeyden bahsetmiş olamaz. Dolayısı ile bu kitap tanrı sözü olmalı” gibi gülünç bir mantık kurmak okuyucu ile dalga geçmek olur.


5. Bilimsel olarak Big Bang ve Yoktan Varoluş

Big Bang Teorisi’nin ”yoktan varoluş” ile bir ilgisi yoktur. Günümüz biliminin hiçbir alanda birşeyin yoktan varolduğu (hatta var edildiği) gibi bir bulunmamaktadır.

Herşeyden önce ‘big bang’in kendisi (gözlem ve hesaplara dayanır) bir kuramdır ve aşırı bir biçimde yoğunlaşmış değişik bir enerjinin kendisini dışa vurduğunu ayrıca madde-enerji eşitliği temelinde bugünkü maddenin oluştuğunu söyler. Yani başlangıçta bir “yokluk” durumu söz konusu değildir. Başlangıçtaki, var olan bir enerjinin dışa vurumudur.

Big Bang Kuramı’nın ilk döneminde (belli bir süre) birçok bilim insanının, bilimin bu andan geriye gidemeyeceğini düşündükleri ve araştırmalarını bu andan sonrasıyla kısıtlamış oldukları doğrudur. Fakat bu dönemde bile bilimin ”yoktan varoluş” gibi bir iddiası olmamıştır.

Bizim bildiğimiz anlamdaki zaman’dan öncesini bilemeyiz” demek başka birşeydir ”Demek ki big bang anında birşeyler yoktan varoldu (hatta var edildi)” demek başka birşeydir. Birincisi sadece “bugünkü bilgi ve verilerimizle big bang öncesi hakkında sıhhatli varsayımlar ve kuramlar üretemeyeceğimiz” anlamına gelir. İkincisi ise tamamen keyfi, gerekçesiz ve bilimsel açıdan değeri olmayan boş bir iddia niteliğindedir. Üstelik zamanla ‘big bang’in öncesi ile ilgili çok sayıda bilimsel hipotez oluşmuştur. Bunlardan biri de (Amerika’da çalışan Astrofizikçi Martin Bojowald‘in hesaplarına dayanan) evrenin her zaman varolduğu ve ‘big bang’in sadece bir geçiş evresi olduğu hipotezidir.

Buna benzer başka bir hipotez de Alman Astronomlar Wolfgang Priester ve Hans-Joachim Blome‘a aittir. Bu varsayıma göre ‘big bang’den önce başka bir evren vardı; fakat bu evrende bildiğimiz anlamda madde yoktu. Bu ilk evren salt enerjinin oluşturduğu ‘quanten’ alanlarından ibaretti. Bu enerji zamanla tek bir noktada yoğunlaştı ve patlamaya yol açtı.

Kanadalı Astrofizikçi Lee Smolin‘in hipotezine göre içinde bulunduğumuz evren aslında sadece sayısızca evrenden oluşan kompleks bir ağın parçasıdır. Kendi gravitasyonunun etkisi altında kendi içine çöken dev yıldızların bu evrende açtığı kara delikler aslında başka bir düzlemde yeni bir evrenin ‘big Bang’ini oluşturmaktalar.

Bunların yanısıra çok sayıda farklı bilimsel hipotez de var.*

Belki bunlardan biri doğrudur belki de hepsi yanlıştır (zamanla yanlışlanacaktır). Fakat bilimin şu an net olarak açıklayamadığı her alanda (bilimsel anlamda destekleyici hiçbir zemin olmadığı halde) ”Tamam, işte bu noktada yoktan varoluşu devreye koyalım” demek bir açıklama yapmak değil bilimsel araştırmaya bu noktada son vermek anlamına gelir.

Big Bang Kuramı’nın ve günümüz biliminin herhangi bir alanının ”yoktan var olma” (hatta var ediliş) gibi bir iddiası yoktur.


6. Sonuç

Mucize iddiacılarının Big Bang Teorisi’yle ilişkilendirmek istedikleri Enam/101 ayeti ne bir patlamadan ne ‘big bang’le ilgili diğer somut birşeyden bahseder. Ayette sadece ”göklerle yerin yoktan varedildiği” bahsi geçmektedir. “Yoktan vardilme” düşüncesi de zaten 1400 yıl önceki toplumlarda da ondan önceki medeniyetlerde de varolan düşüncelerdendir; birçok farklı medeniyetin kutsal kitabında, efsanelerinde, destanlarında yer almıştır.

Mucize yalancılarının iddia ettiği gibi Big Bang Kuramı “yoktan varediliş” düşüncesini destekliyor olsaydı bile Kuran’da ”yoktan varediliş”ten bahsedilmesini bir mucize olarak adlandıramazdık.

*
Almanca Makale 1
Almanca Makale 2
İngilizce Makale 1
İngilizce Makale 2

Kaynak : http://www.mucizeyalanlari.com/evrenin-varolusu-ve-big-bang/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: