Çük’en-i Zkerim


Kainatı yaratan tek gerçek tanrı, üreme ve aşk tanrısı Rab Çükütay’dır. Birgün kendi kendime durup derin düşüncelere daldım, bu dalgınlığım 15 dakika kadar sürdü ve o sırada bana ayetler inmeye başladı.

ÜFANAMBE SURESİ

1-Herşey, çükleri ve kukuları yaratan, karanlıkları aydınlığa çıkaran Çükütay’dandır. Ne yazık ki bunca delilden sonra dahi, kafirler hâlâ Çükütay ile allah adlı putu bir tutuyorlar.

2- Sizi portakalken yaratan ve ölümünüzü tayin eden Odur. Onun katında herkesin belli bir libidosu vardır. Hâlâ mı şüphe ediyorsunuz?

3-O Çükütay ki dötünüzün sağ lobununun, sol lobununun ve ikisi arasındakilerin sahibidir. Gizliyi açığı bildiği gibi, fanatezilerinizi de bilir.

4-Ama Rablerinden bir ayet gelir gelmez müslüman kafirler hemen yüz çevirir! Tekrar harırlatırız ki dötünüzün sahibi Rab Çükütay’dır!

5-Ey freddie, sana bunları senin dötünden uydurduğunu söylüyorlar! ”Madem ayet alıyorsun, kitap halinde alsana niye tek tek uğraşıyorsun” diyorlar. Eğer sana bu kitabı kağıt üzerine yazılı bir halde gökten indirseydik de onu elleriyle tutmuş olsalardı bile, yine de inkar edip; ”Bu büyüden başka bir şey değildir” diyeceklerdi.

6-”Bizim de açıkça görebileceğimiz bir melek indirilseydi ya” diyorlar. Eğer öyle olsaydı zaten iş bitirilmiş olur, kendilerine göz açtırılmazdı. O yüzden biz sanki sen dötünden atıyormuşsun gibi bir hava verdik. Bunu inanan ile inanmayanları ayırdetmek için yaptık. Kuşkusuz Rab Çükütay çok alimdir.

7-Senden önceki peygamberlerle de daşak geçilmiş, ancak alay ettikleri şey Çükütay’ınkiler olduğu için, alay edenleri kuşatıvermişti!

8-Ey freddie, sana Çükütay’ın mucizesini sorarlar. Bir zenci arkadaş bulup halkın önüne çıkar ve donunu indir. Sonra deki; ”İşte Çükütay’ın hikmetinin kanıtı!”. Ey freddie, Rabbin aşk tanrısı olduğundan tüm kainatı sizin cinsel organlarınıza atıfla yarattı. Uzaydaki kara delikleri görmez misiniz? Ya o meme gibi dağlar ve tabi ki peri bacaları! Kuşkusuz düşünen kavimler için bunda ibretler vardır.

9-O müslüman kafirler, allah diye tek bir put yaratmış ona tapmaktalar. Halbuki gerçeklik çifttir ve Çükütay’ın eşi tüm kainatı doğuran hayatın anasıdır. Kendisi şu an konken partisinde olduğundan, bu ayet işlerine ben bakıyorum.

10-Ey freddie! Sana inanmadıkları için çok üzüldüğünü biliyoruz. Ama hiç üzülme, sen dötünü kurtardın, herkes kendi dötünden sorumludur ve hepsi Çükütay’ındır! Sana inanmayanları sittiret boşver, hesap günü için öyle bir hazırlık yaptık ki! Kafirlerle özel zebaniyeler ilgilenecektir. Bunlar ucube ve dünya hayatı boyunca koca bulamamış ama Çükütay’ı anmış kadınlardır. Onlara sözümüz vardı, cehennemlik tüm çükler onlarındır! Tepe tepe kullanacaklardır. Kafirlerin saplarını kıracak, torbalarına çakacak, toplarına vuracağız!!!

Gerçek rab Çükütay ve onun eşine tapınız, o sizi azdırır!

Ahh, Ohhh, Yeeaaahhh, Am’in!…

CUK SURESİ

1-cöst, möst, höst
İşte bunlardır Rabbinin gerçek ayetleri ve insanların çoğu bunları bilmez.

2-Göğü yükseltip Arş’a çıkan, güneşe ve aya boyun eğdiren, jüpitere sıçıp satürne binen Çükütay’dır. Her biri kendi yolunda yuvarlanıp gitmektedir. Çükütay, dönüp Rabbinizi göreceğinizi kesin olarak bilmeniz için, düzenlediği işleri ayetleriyle işte böyle açıklamaktadır. Yaa, biz buyuz işte! Boru mu?!

3-Yeri yaratıp üzerine ulu dağlar ve ırmaklar koyan, hertür kuş-böcek ve haşeratı serpiştiren ve orada çeşitli meyveler yetiştiren O’dur. Geceyi gündüzün üzerine örten O’dur. Gece üzeriniz açık kalınca üstünüzü örten de odur. Telefonunuzu çaldırıp kapatan, sapık sandığınız kişi de O’dur. Sırtınızın orta yerindeki kaşıntı O’dur. Lego setinizin eksik küçük parçası O’dur. O, Rab Çükütay’dır! Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için ibretler vardır.

4-Yeryüzünde birbirine komşu topraklar, üzüm bağları, ekinler ve çeşitli cins hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. Böyle iken birinin tadı diğerine benzemez. Bunlarda, aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır. Akıllı insanlar bu olaylar ile Çükütay’ın varlığı arasında bir bağ kurarlar, kolay gelsin!…

5-Seni anlamadıkları için şaşırıyorsun ama, asıl şaşılacak şey onların; ”Biz mi toprak olduktan sonra yeniden yaratılacağız”, demeleridir. Halbuki hiç topraktan kendiliğinden çıkan adamlar görmemişler mi? Sen gördüğünü söyle, itiraz ederlerse ısrar et. En sonunda ”öff lanet olsun” deyip başından giderler ve sende ”işte Rabbimin ayetleri böyle hakim olur” diye üste çıkarsın. Onlar Rablerini inkar edenlerdir, onlar kıyamet günü boynundan bağlanan suçlulardır. Onlar ateş ehlidir ve orada ebedi kalacaklar!

6-İnanmayanlar söz ettiğin cezayı hemen göstermeni istiyorlar. Halbuki önce gelip geçen milletler içinde ibret alınacak nice örnekler vardır. Çok istiyorlarsa geçmişe gidip baksınlar! Gidemiyorlarsa bu onların problemidir bizi bağlamaz. Doğrusu insanlar kötülük ettikleri halde Rabbin onlar için affedicidir. Bununla beraber azabı da çok şiddetlidir. Rabbin hepsinin gözünü oyar, düdükler, sonsuza dek ateşte yakar ama aslında çok merhametlidir. Sadece duygularını belli etmeyi pek sevmiyor.

7-Ey freddie, sana diyorlar ki; ”Sana Rabbinden bir mucize indirilseydi ya”! Halbuki sen sadece bir uyarıcısın ve başka bi halt değilsin. Her toplumun bir rehberi vardır ve onlarınki de ne yazık ki sensin.

8- Onların önünde ve arkasında kendilerini izleyen görünmez gözcüler vardır. O yüzden soyunurken dikkat etsinler. Sakın çıplakken yere eğilmesinler, sorumluluk almayız. Bir toplum kendini değiştirmediği sürece Çükütay onları değiştirmez. Çükütay bir topluma kötülük diledi mi, artık onlar için geri dönüş yoktur. Hepsi zebil olurlar.

9-O, koyu bulutlarla yağmur ümidi veren ve yağdırmayıp bok gibi bırakandır! O, şimşeklerle korkutandır. Şimşek çakması, onun öfkelendiğini gösterir. Gök gürültüsü ise ishal olduğunu. Çükütay’ın işine akıl-sır ermez, siz kendi işinize bakın.

10-El açıp yalvarmaya layık olan ancak O’dur. Onun dışında el açıp dua ettikleri şeyler onların hiçbir dileğini yerine getiremez. Gerçi Çükütay da sanki getirmiyor gibi bir izlenim verir ama aslında siz anlamadan yapar. Onlar, suya doğru avuç açıp da suyun ağzına gelmesini bekleyen kimse gibidir. Halbuki suyu ağzına götürmedikçe su onun ağzına girecek değildir. Suyu ağzınıza sokan Çükütay’dır. Sokmak ile ilgili herşeyi Çükütay yapar. Onun rızası ile yer, içer ve sıçarsınız. Kafirlerin duası kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.

11-Göklerde ve yerde bulunan tüm hayvanlar da, onların gölgeleri de, sabah akşam ister istemez sadece Çükütay’a itaat ederler. Mesela kertenkeleler çok dindar hayvanlardır. Kafirler, bi kertenkele kadar olamıyorlar!…

12-Ey freddie sor; ”Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” Sonra cevabı yapıştır; ”Çükütay’dır”. Yine de ki; ”Bakın size kanıtlıyorum. Şu halde Onu bırakıp da, kendine bile faydası olmayan tanrılar mı edindiniz?” De ki; ”Körle gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık? Fenerin maçı kaç kaç bitti? Bana yuvarlak bi kare çizebilir misiniz?” Hiçbirine bişey diyemeyip iyice affalladıklarında da ”İşte Çükütay’ın izniyle ben adamı böyle oturturum” diye artistik yap. Çükütay arkandadır, yürü koçum!…

13-Tarlada sürülen bir öküzün bokunun fıstığını inceleyin ve normal fıstıkları düşünün. Çükütay, öküze yediği fıstığın mineralini alıp posasını böyle bıraktırmıştır, Çükütay hayalle gerçeğin farkını işte böyle anlatır. Posa atılıp gider, faydalı şeylerse yeryüzünde kalır. İşte Çükütay böyle misaller getirir!…

Ahh, ohh, yeahh, Am’in!…

DOMALAN SURESİ

1-Rab Çükütay ve elçisi Freddie’den, Çükütay’ı tanımayan kafirlere çağrıdır.

2-Rabbiniz, kendisini inkar edenleri hadım edecektir. Ey inkarcılar, serbestçe dört ay daha sallaya sallaya dolaşın, ama bilin ki Çükütay’dan kaçabilecek değilsiniz. Bilin ki Çükütay, gerçeği inkar eden kafirleri ahirette çüküyle dövecektir!

3-Kutsal sex gününde Rab Çükütay ve elçisi Freddie’den insanlara bildiridir; Çükütay ve elçisi, frijitler ve iktidarsızlardan uzaktırlar. Şeyine söz geçiremeyen, kimseye geçiremez! Eğer bunun anlamını bilir ve tövbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Sevişin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, siz de Çükütay’dan kaçabilecek değilsiniz. Ey Freddie! Kafirlere elem verici bir azabı haber ver! Onları benim adıma öpeceksin!

4-Ancak anlaşma şartlarına uyan ve kendiliğinden öptürenler hariç! Onlarla yaptığınız anlaşmalara süresi dolana kadar sadık kalın, Rabbiniz Çükütay, sevabına sevişenleri sever. Güzel-çirkin ayırmayın, hepiniz Çükütay’ın kulusunuz.

5-Azgın aylar bitince, sap gibi duran o kafirleri gözleyin, yakalayıp soyun, gerekirse yalayın. Karşı gelip içe kapanırlarsa da nerede olursa olsun düdükleyin! Ancak tövbe eder, abazalıktan vazgeçip dinler ve sizinle kaynaşırlarsa artık serbest bırakın. Çünkü Çükütay bağışlayan ve koruyandır.

6-Ey Freddie, eğer onlardan biri senden ona hatun veya herif bulmanı isterse, onu kanatlarının altına al ve mutlu olacağı yere kadar ulaştır. Ola ki bu arada senden duyacağı bir Çükütay kelamının ona faydası olur. Çünkü onlar gerçekten sahip olduklarını kullanmıyorlar.

7-Ey inananlar, sevişirken ayırımcılık yapmayacak ve sınır tanımayacaksınız. Hetero veya homo olması önemli değildir, önemli olan grup halinde olmaktır. Bu size ‘biz bilinci’ kazandıracaktır. Cuma namazını da hep beraber kılmıyor muydunuz?

8-Aranızdan bazıları eşini beğenmiyor. Sanki ömür boyu eşi olacak! Beğenmediğinizi yüzüne öküz gibi söylemeyin, önemli olan sizin fani beğenileriniz değil, garibanı memnun etmektir. Kimbilir size ne kadar dua edeceklerdir.

9-Sizler seviştiklerinizle artık din kardeşisiniz. Çünkü ne yaptıysanız Çükütay’ın adıyla yaptınız. Biz, düşünen bir kavim için ayetlerimizi işte böyle açıklıyoruz. Kuşkusuz biz çok açıklayıcıyızdır.

10-Eğer sizinle din kardeşi olduktan sonra bozar ve kaçarlarsa, siz de onlara saldırın. Zaten onlar sizin gibi kararlı değillerdir ve umulur ki sizin beliniz yardımıyla küfre son verirler.

11-Yoksa onları beğenmediniz mi? O halde içinizden mümin erkekler iskandinavya ve rusyaya doğru ve mümin kadınlar da afrikaya doğru dini tebliğe çıksınlar. Ne mutlu bu yolda sevişenlere! Çükütay’ın azdırdığını kimse durduramaz.

12-Ey iman edenler, içinizden bazı kadınlar vibratör sapkınlığına tutulup bunun gerçeğini unutmuşlar ve gerçeğini unuttukça sapkınlıkları derinleşmiş! Yani arada diyalektik bir ilişki var, biliyoruz da konuşuyoruz. Bunları cahiliye gelenekleriyle hapsetmeyin, salın, gidip aslını bulsunlar. Aksi halde içeride kalan enerjileri çenelerine vurur! O dırdır ki ne adamları delirtip kaçırmıştır. Toplumda kargaşa çıkar! Ya da kafalarına vurur migren yapar. Ne zaman hadi deseniz ”başım ağrıyo” derler. Kuşkusuz Rabbiniz çok alimdir, çok bilendir.

13-Ey inananlar, aranızdan bazıları -gene vibratörün etkisiyle olsa gerek- gerçeğini bulunca fazla heyecan yapıp aşırı hareketlerde bulunuyor. Ey mümineler, Çükütay’ın özenle yarattığını haşince kullanmayın! Muameleniz güzel olsun. Tuttuğunuzu bükmeyin, bindiğiniz dalı kesmeyin.

14-Ey iman sahipleri, olur da iman ettiğiniz halde sap kaldınız, sakın üzülmeyin, size Çükütay yeter.

Ahh, ohhh, yeah, Amin!..

MALABAK SURESİ

1-Ey freddie, sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki; ganimetler Rab Çükütay ve elçisi freddie’ye aittir. Gerçekten inanıyorsanız Çükütay’ın çükünden korkun! Çünkü onun gücü herşeye yeter. Rabbinize ve elçisi freddie’ye itaat edin!

2-İnananlar Rab Çükütay’a boyun eğen ve elçisi freddie’yi en az rab kadar sevenlerdir. İşte bu yüzden tüm ganimetlerini freddie’ye verirler. Freddie sizin için değerlendirecektir.

3-Gerçek inananlar işte bunlardır, onlar için Rableri katında sayısız nimetler ve nice mertebeler vardır. Siz şimdi elçiye veriniz ki, elçi de ahirette sizi görsün!

4-Ey freddie, hani sen hak uğruna şehirden yürüyüp çıkmıştın da kureyş ordusuna karşı savaşmıştınız ya, eğer hatırlayamadıysan sittiret,

5-Ama o savaşta biz size çok yardım ettiydik. Aslında biz olmasak, o savaşta sizin ağzınıza zıçmışlardı. Ben Rab Çükütay, bin kadar görünmez melekle size destek oldum ve bunu öyle ustaca yaptımki, kimse bişey anlamadı! Çünkü Rabbiniz, sessiz çalışmayı sever. O sırada belki hastası vardır, bebek uyuyordur, ders çalışan vardır falan diye ben Çükütay gürültü yapmadan yardım ettim. Çünkü ben çok düşünceli bir Rabbim, çok alimim, çok bilenim. Övünmeyi de hiç sevmem.

6-Fakat siz savaşı kaybettiniz, ama aslında siz kaybetmediniz. Rabbe ve elçisine uymadığınız için, sizi Rab Çükütay kaybettirdi. Bu olay size ibret olsun, birdaha Rabbe ve elçisine karşı gelirseniz, Rab Çükütay hepinize tecavüz edecektir!

7-Ey inananlar, zalimlerle karşılaştığınızda kaçıp gitmeyin, biraz delikanlı olun, ne cibiliyetsiz heriflermişiniz!

8-Siz şimdi zalimlerden korkuyorsunuz, ama asıl korkulası olan Rab Çükütay’dır! Rabbiniz valla bu sefer herşeyi ayarladı! Güneşin doğuşuna ve kıçımdaki sivilceye yemin olsun! Şimdiki savaş bizimdir.

9-Ey freddie, kafirlere ayetlerimi okuduğunda demişlerdi ki; popondan atıyosun! Söyle onlara hepsinin poposuyla ben ahirette özel ilgileneceğim! Gene demişlerdi ki; o zaman rabbin gökten bize taş yağdırsın. Ama onlar bilmiyor ki Çükütay gaza gelmez! Ayrıca biz hiçbir zaman gökten taş-maş yağdırmamıştık. Bunu hangi ipne uydurduysa onu da çok fena yapacaz!

10-Ama genede onları cezalandırabilirim. Eğer yakında deprem falan olursa benden bilin! Yok eğer olmazsa, o zaman affetmişim demekki.

11-İnananlara söyle, ganimet olarak aldıklarının beşte biri benimdir ve ben payımı sana veriyorum, beşte biri zaten senindir, kalan beşte üçünü de emekli-dul ve yetimlere ver, diycem ama onlar batırır o sermayeyi. En iyisi elçi olarak onu da sen al.

12-Savaşta sizin yanınıza gönderdiğim melekler, düşmana vururken onları bir görseydin! Ne mutlu görmeden inananlara! Kafirler size salak diyorlar. Halbuki hiç kanıt yokken inananlara içi huri dolu cennetler vardır. O cennetlerde, altından ırmak akan yeşilliklerin yanına şimdi şömine, birkaç masa falan da koyduk. Baya güzel mekan yaptık. Masaj salonu, jakuzi, kumarhane gibisinden çeşitler koyduk. Kuşkusuz Rabbiniz halden anlayandır.

13-Rabbiniz, hatunların en ateşlilerini size ayarlayacaktır. Yanlız freddie’ye ilişmeyin. Cennetteki hatunlar Rus kökenlidir ve 2 saat 200 dolar, sabaha kadar 300 dolardır. Ama sevap seviyenize göre size indirim uygulanacaktır. Kuşkusuz Rabbiniz çok anlayışlıdır, çok merhamet edendir.

Ah, oh, yeah! Amin…

YUSUF YUSUF SURESİ

1-Ey freddie, biz sana bu ayetlerde insanlığın haberlerini anlatıyoruz ve sen de farkındasın ki biz anlatmadan önce aval aval geziniyordun.

2-Bir zamanlar -o zamanlar takvim yoktu- Yusuf, babasına demişti ki; ”Baba ben rüyamda güneşin, ayın ve on bir yıldızın bana secde ettiğini gördüm. Gezegenler de amuda kalkmıştı!”

3-Babası; ”Yavrum” dedi, ”sakın bu rüyanı kardeşlerine anlatma. Ola ki seni öpmeye kalkarlar! Çünkü şeytan onların içine kaçacaktır!”

4-”Ancak bu rüyayla Rabbin Çüktay seni seçecek, sana tüm pozisyonları öğretecek ve atamız İbrahim’e ve İshak’a ayarladığı gibi kimbilir kaç hatun ayarlayacaktır. Yaşadın oğlum! Çünkü Rabbin hikmet sahibidir. O gün gelince babanı da unutma evladım”

5-Ey freddie, anam avradım olsun ki Yusuf ve kardeşlerinin hikayesinde, almak isteyenler için ibretler vardır.

6-Kardeşleri dediler ki; ”Babamız, Yusuf’la Bünyamin’i bizden daha çok seviyor. Halbuki biz eşek başı mıyız? Öyle görünüyor ki babamız evlat ayrımı yapıyor, vay hapşut!”

7-Aralarında konuşup dediler ki; ”Yusuf’u öldürelim veya uzak bir yere atalım da babamızın sevgisi yalnız bize kalsın! Sonrası kolay, nasılsa unutulur gider.” Evet aynen böyle dediler, biz de dinlerken çok şaşırmıştık.

8-Onlardan biri; ”Yusuf’u öldürmeyin. Eğer bir şey yapacaksanız onu foseptik kuyusuna atıp üstüne zıçıp sifonu da çekelim, ölmez sağ kalırsa gelip geçen kervanlardan biri onu alıp götürür,” dedi.

9-Sonra babalarına gidip dediler ki; ”Baba neden Yusuf’u bizimle salmıyorsun! Acık sağda-solda sürter geliriz. Biliyorsun ki biz onu çok severiz(!).”

10-Baba olacak o denyo da bunu yuttu. Hatta bir de ”Sizden habersiz vahşi bir hayvanın ona saldırmasından korkarım.” diyerek adeta oğullarına yol gösterdi! Ama bunu bilerek değil, kendi denyoluğundan yaptı.

11-Dediler ki; ”Biz onbir kardeş oradayken bu olursa, o zaman biz adamdan sayılmayız”

12- Ve onu götürüp kuyunun dibine attılar, üzerine yaptılar. Tüm bunlar olurken biz Yusuf’a; ”Korkma, sen onların bu yaptığını zamanla kendilerine hatırlatıp utandıracaksın”, diye gaz verdik. Çocuk o gazla bir süre idare ettiyse de pok kokusu baskın geldi.

13-Kardeşleri eve dönüp, denyo babayı bir kez daha keklediler.

14-O esnada oradan geçmekte olan kervandan bir adam zıçmak için kuyuya tünemişti ki bizim Yusuf’u gördü. ”Üzerine yapmiyim yazıktır” diye düşünüp çocuğu çıkardı ve yanına aldı. Ben Rab Çükütay’da fırsatı kaçırmayıp ”Yusuf bak gördün mü, benden umudunu hiç kesme” diye artistik yaptım. O kervan gelmeseydi işimiz yaştı, ben öyle poka dokunanamam, bir ağırlığım var sonuçta.

15-Kervan Mısır’a vardığında onu yok pahasına, birkaç kuruşa sattılar. Çocuk çok fena koktuğundan, kıymetli görmemişlerdi.

16-Yusuf’u satın alan adam karısına dedi ki; ”Ona iyi bak! Belki onu evlat ediniriz. Çocuk pok gibi duruyor, demek ki büyüdüğünde bi poka yarayabilir.” Rüyaların sadece bir hayal olduğunu öğretmek için Yusuf’u oraya işte böyle yerleştirdik. Çükütay’ın, önce işler poka sarsa da uzun vadede dediğini yapmaya gücü yeter. Fakat insanların çoğu bunu bilmez.

17-Yusuf büyüyüp olgunlaşınca, ona kocaman bir pipi ve yetenek verdik. Tam p.ç oldu. Biz adamı önce boka soksak da, sonra böyle mükafatlandırırız.

18-Hal böyle olunca evin hanımı oğlana tecavüz etmeye kalktı tabi. Çükütay’ın seçtiği biri olarak dik durması gerekirdi ama karşı taraf çok istekli olunca bizimki pısıp içine kapandı. Kadın üzerine tam atlamıştı ki kocası bastı! Bir görsen tam rezaletti. O sırada Yusuf’un suratını görmeliydin ey freddie, biz meleklerimle gülmekten yarıldık! Çocuğun ilk basılmasıydı.

19-Kocası anlayışlı adam çıktı da, 1000 dolara işi kapattık. Ama mahalle de dedikodu çıktı. Bunun üzerine evin hanımı diğer dedikoducu kadınlara bir davet verip meyve soydurdu. O sırada Yusuf’u önlerine getirip donunu indirdi! Tüm dedikoducuların dili tutuldu ve Çükütay’ın yarattığının hakkını ”oha!” diyerek vardiler. Yüz kadar kadın, ev sahibinin yaptığını yapıp Yusuf’a saldırdılar ve Yusufçuk Çükütay yolunda şehit düştü. Hikayenin aslı budur ey freddie.

20-Fakat Yusuf’un bu ölümü, Çükütay’ın ölüm korkusunu nasıl da bertaraf ettiğinin kanıtıdır. Yusuf’un ölümü korkutucu değildir, bilakis rahmetlinin zevkten götü düşmüştü. Çükütay herkese böyle ölüm nasip etsin…

Ahh, ohh, yeah. Amin!…

MERİYEM SURESİ

l. Hart, hurt, höst, kışt, hoşt!
( Yaratılış. Sonsuzluk. Hayat. Sex. Arzu)

2. Bunlar ne ola ki diye aval aval düşünüyorsan ey freddie, Rabbin Çükütay’ın Zekeriya kuluna yardımının bir hatırasıdır.

3. Hani o içinden yalvarmış,

4. Şöyle demişti; ”Rabbim! İşte saçlarım ağardı, belim büküldü, kıçımdaki kıllar kadayıf oldu, ihtiyarladım. Doğrusu bugüne kadar her istediğimi vermiştin,

5. Ama ne var ki bir vârisim yok, bir kedim bile yok, anneme küstüm, hadi bana yine gülümse. Katından bana bir vâris ihsan eyle.”

6. Öyle tatlı istedi ki veresim geldi.

7. Çükütay şöyle buyurdu; ”Ey Zekeriya! Sana bir vâris müjdeleriz ki adı Yahya’dır ve bu ismi daha önce hiçbir insan taşımadı! İnanmazsan geçmişe gidip araştır! Araştıramıyorsan sesini kes.” Rab Çükütay gerçekten de hiç duyulmamış bir isim seçmişti ama ‘Yahya’ ismi aslında bir çeşit denyo anlamına geliyordu. Rab’in Zekeriya’ya şaka yaptı, kuşkusuz rabbin çok sevecedir, çok anlayışlıdır, kullarıyla taşak geçmeyi sever.

8. Zekeriya; ”Karım çok buruştu, ayrıca firijit, kuru ve kısır; benim tosuncuk öleli de bir yirmi sene oluyor, biz bu kadar ihtiyarken bu nasıl olabilir?” dedi.

9. Çükütay; ”Üzümünü ye bağını sorma” dedi, ”bu bana kolaydır. Daha önce seni de yoktan yaratmamış mıydım!”

10. Zekeriya; ”Rabbim bana bu güzelliği yapman karşılığında ne istediğini söyle”, dedi. Çükütay buyurdu ki; ”İstediğim, üç gün boyunca halktan ilgini kes ve şeyini tutup Rabbini an, sabah akşam. En sonunda da sokaktaki ahalinin önüne gelip dötünü gösterip kaç” dedi. Çükütay bu son kısmı eğlenmek için ilave etmişti. Rabbin, herşeyin olduğu gibi p.çliğin de kralını yapar. Zekeriya o kadar azmıştı ki bunu ciddiye aldı, biz de ses etmedik.

11. Bunun üzerine Zekeriya mâbetten kavminin karşısına çıktı ve onlara şöyle dedi; ”Çükütay’ı çok anın, sabah akşam. Sonra bişey yapacam, hazırlıklı olun, şimdiden özür dilerim”

12. Zekeriya’nınkini dirilttik, karısını ütüledik, bazı oyuncaklar da hediye ettik, sonunda bir adet Yahya’ları oldu. ”Ey Yahya, var gücünle çükünü tut” dedik ve henüz çocuk iken ona ilim ve hikmet verdik.

13. O yumuşak huylu, temiz kalpli ve çok sakınan bir kimseydi.

14. Ana babasına çok iyi davranırdı, isyankar bir zorba değildi, derslerine çalışır, eve kız atmaya kalkmaz, arabayı kaçırmaz, götteşleriyle sağda solda sürtmezdi.

15. Doğduğu günde, öleceği günde ve dirileceği günde ona selam olsun!

16. Ey Freddie! Kitapta Meryem’i de an. Hani o yakınlarından ayrılıp doğuda bir yere çekilmişti.

17. İnsanlarla kendi arasına bir perde çekmişti, biraz yabani ve embesildi. Derken biz Brad Pitt kıvamında bir arkadaşı buna gönderip ‘melek’ diye yutturduk da, kızcağız nihayet gün yüzü gördü.

18. Meryem onu görünce götü düştü! İçindeki bastırılmış panter -ki bu Rabbinin kutsal ruhudur- açığa çıktı. ‘Meleğimizi’ görünce dedi ki; ”Benden Çükütay’a sığın, seni yerim sosis!”

19. Bizim melek; ”Ben Rabbinin elçisiyim,” dedi. Ve ”tek maksadım sana tertemiz bir çocuk vermek. Baktık ki senin koca bulacağım yok, Rabbin bi tane gönderdi. Ne de olsa aşk tanrısıdır, halden anlar” dedi.

20. Meryem; ”Bana insan eli değmemişken nasıl çocuğum olabilir,” dedi, hala embesilliğini üstünden atamamıştı.

21. Melek cevap verdi; ”Öyle ama ben geldim işte ve birazdan sana elim değecek, hatta daha fazlası olacak. Rabbimden özel görev aldım. Öyle bir yapacağız ki doğan çocuk mesih çıkacak!”

22. Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine karnındaki çocukla uzak bir yere çekildi.

23. Doğum sancısı tutunca bir hurma ağacına dayanıp; ”Keşke” dedi, ”bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!” Sancı biraz fazla ağrılıydı, mesih çıkacak diye prosedür gereği şatafatllı doğum yapalım dediydik.

24. Sonra ona şöyle denildi; ”Üzülme, zaman ayaklarımızın altından kayıp giden bir su gibidir ve yaşam bizi sonsuz geleceğe taşıyor!” Ne dediğimizi anlamadı embesil ama anlamaya uğraşırken sancıyı unutup doğuruverdi. Böylece istemeyerek de olsa ebeliğini yaptık. Ey freddie, insanlığa duyur ki hiçbiri Meryem’in ebesine sövmesin, vallahi kıçınızı yakarım!

25. ”Üzerindeki hurma dalını tutup silkele de olgun hurmalar üstüne dökülsün.” dedik.

26. ”Ye, iç, sıç, gözün aydın olsun. Eğer seni kınayanlardan birini görürsen de ki; ”Ben Rahim olan Çükütay’a oruç adadım, artık bugün hiçbir insana cevap vermeyeceğim.” Bu kız cahiliyenin ataerkil töresiyle bastırılmıştı, ama Rabbin larjdır, Meryem hala melekten gebe kaldığını sanıyordu, gerçeği söylemek için psikolojisinin uygun olduğu anı kolladık. Kuşkusuz Rabbin çok düşüncelidir.

27. Ona bebeğinin konuşma mucizesi yapacağını ve kendisine kötü kadın muamelesi yapanlara cevabı onun vereceğini söyleyip avuttuyduk. Nihayet mesih bebeği kucağında taşıyarak kavmine döndü. Dediler ki; ”Ey Meryem, sen iğrenç bir şey yaptın!”

28. ”Ey Harun’un kız kardeşi! Halbuki senin baban da, annen de kötü insan değillerdi.”

29. Bunun üzerine Meryem işaretle çocuğu gösterdi. Kızıp; ”Bize çocuk mu cevap verecek,” dediler.

30. Biz o sırada özel mesajdan Meryem’e melek işinin uydurma olduğunu ve tüm hakikati anlattık, duyunca Rabbine Nuri Alço muamelesi yapmaya kalktı, ama sonra etrafındaki öfkeli kalabalığı hatırlayıp tırstı ve bizim yalanı devam ettirip dötünü kurtarmaya çalıştı. İşte Rabbin bir işin içine herkesi böyle çeker, kuşkusuz biz tuzak kuranların en hayırlısıyız.

31. Herkes konuşacak mı diye çocuğa bakıyordu ve veledin gıkı çıkmıyordu! Öyle olunca anası toparlamaya çalıştı ve dedi ki; ”Ben bir melekten hamile kaldım ve bu da Rab Çükütay’ın kutsal ruhunun çocuğudur, mesihtir ve tanrının oğludur”.

32. Onun bu laflarını duyunca Rabbin çok kızdı, kadın acayip yalan söylüyordu, göt korkusundan olsa gerek tüm embesilliğini atmıştı ama ses çıkaramadık çünkü ne de olsa iş bizim tezgahımızdı.

33. Meryem daha pekçok laf uydurup ahalinin gazını aldı ve paçayı kurtardı.

34. Doğuşu hakkında şüphe duydukları Meryem oğlu İsa’nın gerçek hikayesi işte budur. Tek amacımız, aşksız yaşayan ve yalınzlıktan kurumuş bu kulumuzu çoşturmaktı. Ama Meryem İsa’yı Rabbinin üstüne yıktı.

35. Çükütay’ın evlat edinmesi olur şey değildir. O bundan münezzehtir. Bir işe hükmettiği zaman sadece ol der ve o hemen olur. Eğer olmazsa Brad Pitt kıvamında bir kulunu bulup işi eninde sonunda gene yaptırır. Çükütay’dan kimse mutsuz dönmemiştir.

36. Bu arada anası hakikati oğluna da anlatmadı ve çocuk kendini Çükütay’ın oğlu ve mucizevi mesih sandı.

37. Bu gazla birlikte gidip Romalı askerlere artistik yaptı. Çarmıha gerdiler tabi. Bunu hiç beklemiyordu, koluna bacağına çivileri yiyince, anasının maceralarının jetonu düştü. Fakat kendine inandırdığı birkaç salak havari edinmişti, onlara ayıp olmasın diye artistik yapa yapa öldü. Sonra o havari takımı da bunun peşinden dünyaya dolaşıp bunun hikayesini anlattılar ve hıristiyanlık da böylece doğmuş oldu. İşin aslı, bizim yaptığımız başarısız bir çöpçatanlık denemesine dayanmaktadır.

38. Ey freddie, işte Meryem ve İsa hikayesinin aslı budur. İşin aslı, bizim yaptığımız başarısız bir çöpçatanlık denemesine dayanmaktadır. Git ve inananları uyar.

Ahh, ohh, yeah. Amin!…

HAŞŞAK SURESİ

1. Ey insanlar! Tek gerçek olan Çükütay’ı bilin ve ondan korkun, çünkü diriliş gününde yaşanan korku ve panik görülmemiş bir şeydir!

2. O gün insanları sarhoş gibi kendinden geçmiş bir halde görürsün. Öyle ki, emzikli kadın çocuğunu unutacak ve gebe kadın çocuğunu düşürecek kadar! Oysa ki sarhoş değillerdir, sadece yaşadıkları korku çok büyüktür! Altlarına sıçıttıracağız!

3. Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphe ediyorsanız bilin ki, sizin aslınız toprak, su ve biraz gübredir. Acı ama gerçek! Sizi önce bir çay kaşığı pıhtılaşmış kan ve daha sonra uzuvları yavaş yavaş beliren canlı bir et parçasından yarattık, iki yumurta kırıp blendırda biraz çırptık, Rab Çükütay gübre de koydu ki size kendinizi gösterebilelim. Dilediğimizi belli bir süre rahimlerde bekletip doğurtur ve sonra dilediğimizce büyütüp yetiştiririz. Dilediğimizi peygamber dilediğimizi ipne yaparız. Rab Çükütayın dilediği olur, çükümün kahyası mısınız?! Onlardan kimi doğar doğmaz ölür, kimisi de ihtiyarlayıp yine kendini bilmez bir çocuk oluncaya kadar yaşadıktan sonra ölür. Sen toprağı kupkuru ve ölü bir halde görürsün, fakat biz üzerine yağmur indirdiğimizde kıpırdanıp kabarır da, her çeşitten iç açıcı meyveler verir. Hepsi sanki kendiliğinden oluyor gibi görünür ama aslında biz ayarlıyoruz. Rabbin toprak sulamakta uzmandır, çimleri de çok düzgün keser.

4. İnsanlardan çoğu, ne bir yol göstereni veya ne de kitaptan bir bilgisi olmaksızın Rabbin hakkında atar tutar, kendi bildiğince konuşur, sanki asker arkadaşı!

5. Sanki işin aslını bilen bir hoca tavrıyla Rab Çükütay’ı anlatmaya kalkar da, farkında olmadan gerçeğin yolundan saptırır. İşte onlar için dünyada yalancılığın yüz karası, kıyamet gününde ise can yakıcı bir azap hazırlanmıştır.

6.O gün onlara; İşte bu ceza dünyada yaptıklarınız yüzündendir, denilir. Elbette Rabbiniz kullarına haksızlık edici değildir. Avrupa Birliği uyum yasalarına uygun bir ahiret hazırlamışızdır. Cezayı verirsek temyize gidebilir, o da olmadı AİHMne kadar gidebilirsiniz. Onlar buraya da bakıyor.

7. İnsanlardan bazısı Çükütay’a yalnızca kendi menfaati için kulluk eder. Her şey yolunda giderken hiç mesele yoktur da, eğer işler ters gider ve sıkıntıya düşerse yüzünü döndürüverir. Kafanıza saksı düşse benden bileceksiniz! Onlar dünyasını da ahiretini de kaybetmiş kimselerdir ve işte bu zararın ta kendisidir.

8. Sonra onlar Rabbiniz’i bırakır da, kendine bile faydası olmayan şeylere yalvarmaya başlarlar. Tamam Rabbiniz’in de pek faydası yoktur ama sadece görünürde öyle, yoksa ben hepinizle çok ilgileniyorum aslında, valla! En azından ben tek tanrıyım, sizin putlar bir sürüdür tap tap bitmezler, bana tapmak daha pratiktir!

9. Güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar, insanlar! Görmüyor musunuz ki göklerde ve yerde ne varsa âlemin sonsuz varlığı içinde hapis ve çaresiz bir mahkumdur ve hepsi de ister istemez bu gerçeğe teslim olmuşlardır. Güneş, ay, yıldız, dağ ve ağaç gördü ama sizin aranızdan hala görmeyenlar var! Ağaç kadar olamıyorsunuz, dötüne kodumun çocukları sizi!!! Rabbiniz küfredenlerin en hayırlısıdır.

10. İnsanlar karşı karşıya geçmiş, Rab hakkında tartışıp duruyorlar. Halbuki gerçek birdir ve gerçeği inkar edenler için gelecekte ateşten bir gömlek biçilmiştir. Öyle ki, sanki bilmeden iki litrelik kola şişesinin üzerine oturmuş gibi olacaklar, ah ne korkunç bir azaptır o! Çıkarırken daha çok acır.

11. Muhakkak ki inanıp iyilik edenler, içinde her şeyin su gibi aktığı cennetlerdedir. Onlar orada altın bilezikler ve incilerle süslenir, ipekten elbiseler giyerler, kulaklarına papatya takar, el ele tutuşup halay çekerler. Kim kime dum duma…

12. Bir zamanlar İbrahim’e Çükütay’ın evinin neresi olduğunu göstermiştik ve ona şöyle demiştik; ”Benim varlık ve birliğimi hiçbir şeyle karıştırma. İnsanlardan ziyarete gelen, dua edip secdeye kapananlar için evimi temizle. Ortalığı bok götürüyor, bu ne pislik! Ha bir de, yaşlı karılar getirip durma, Rabbini de gözet, ben de seni cennette gözetirim”

13. Çükütay’ın evi dünyanın tüm genel evleridir, çünkü o üreme ve aşk tanrısıdır. Oraya gidin de, Çükütay’ın varlık ve birliğini, yaşanan gerçeğin içinde görün. Rab Çükütay’ı kendi gerçeğinin dışında başka bir şeye benzeten kimse, -ki neye benzetileceği adından bellidir-, kanı çekilmiş yumuşak bir solucan, yahut ıslaklığı tükenmiş zavallı bir kuyu gibidir. Anladınız siz onu…

14. Ve bu yol onları belli bir yere kadar böylece götürür. Zaten yolun sonunda onların varacakları yer de o Eski Ev’dir. Kimse dötünü kurtaramayacaktır!

Ahhh, Ohhh, Yeah! Amin….

İBİŞ SURESİ

1-Dondur, Kondur, Sittir
(Birlik, alem, gerçek)
İşte sana büyük kitap! İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarman ve Çükütay’ın aşk yoluna götürmen için!

2-O Çükütay ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Tüm buralar Çükütay’ın özel mülküdür, henüz evren yeni yaratıldığında kelepir fiyattan kapatmıştık. Evet Rabbin tekelci burjuvanın önde gidenidir ama piyasa ekonomisi işte, düzen böyle ne yapasın! Biz, bunu bir sınav olsun diye böyle ettiydik. Amaç bu piyasacı kozmostan bir aşk komünü çıkarabilmektir.
Pişman edici bir azaba düşecek olan kafirlerin vay haline!

3-Dünya hayatının zevklerinden mahrum kalanlar gelecek sonsuz hayatı da kaybederler. Çilecilik ve kendini sakınma devri bitmiştir. Sevişin! ama Rabbinizin adını anarak sevişin. Çükütay yolundan alıkoyanlar ve onu çarpıtmak isteyenler var ya, işte onlar gerçeklerden uzak bir hayal içindedirler, onlar iktidarsız kimselerdir ve sadece dayaktan anlarlar.

4-Oysa ki gerçeği iyice anlamaları için peygamberler hep onların anladığı dilde söylemiştir! Artık Çükütay’ın dilediği sapar, dilediği doğru yola gider, dilediği homo dilediği hetero olur, dilediği azar dilediği pısar. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir, onun çükü herşeye yeter!

5-İki gözüm önüme aksın ki, Musa’yı da kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkarması ve onlara geçmiş kavimlerin başına gelenleri hatırlatıp uyarması için göndermiştik. Şüphesiz ki o uyarılarda düşünen herkes için ibretler vardır, ibret alamayanlar düşüncesiz moron takımıdır.

6-Hani Musa kavmine demişti ki(hatırlamadıysan sittiret); ”Çükütay’ın nimetini bir hatırlayın! O değil mi, sizi köleleştirip ebenizi bellemek isteyen Firavundan kurtaran! İşte bu nimet sizin için bir imtihandır. Çükütay önce ebenize saldırtır ki kendisinin kurtarıcı değeri anlaşılsın. O, bu sırada ebenize dayanma gücü bahşeder, yani ebem n’oldu diye düşünmeyin. Ebenizin arayıp da bulamadığı!” Kuşkusuz Çükütay çok merhametlidir, çok anlayışlıdır…

7-Hatırlayın ki; ”Şükrederseniz artıracağım, ama nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir. İş sadece bi şükretmenize bakıyor, ne inatçı heriflermişsiniz! Sizden öncekiler koyun gibi her dediğimi yapardı” diye bildirmişti.

8-Musa devam etti; ”Sadece siz değil, yeryüzünde olanların hepsi sırt çevirse bile, bilin ki Rab Çükütay sizden gelecek hiçbir şeye muhtaç değildir, aksine O’nun çükünde bile değildir. Ama gene de siz kimsiniz ki ona boyun eğmiyorsunuz?!”

9-”Sizden önceki Nuh, Ad, Semud ve çoğu unutulup gitmiş kavimlerin hikayelerini hiç duymadınız mı? Daha geçen anlatmadam mı lan? Peygamberleri kendilerine gerçeği söylediğinde susturup demişlerdi ki; Kantısız desteksiz götünden attığın şeylerden şüphemiz var ve sana inanmıyoruz.”

10- Peygamberleri dedi ki; ”Dötleri ve pipileri yaratan Çükütay’dan mı şüphe ediyorsunuz? O sizi bu gerçeğe, abazalığınızı gidermek ve sizi daha iyi bir dünyada yaşatmak için çağırıyor”. Onlar dediler ki; ”Siz de bizim gibi sıradan bir insan olduğunuz halde bizi atalarımızın dininden vazgeçirmek istiyorsunuz. Öyleyse bize söylediklerinizi ispat edin!”

11-Peygamberleri dediler ki; ”Ne o lan öyle ispat-mispat? Bilimsel mi takılıyorsunuz? Daha bilimsel ilerlemeye bin sene var, artistlik yapmayın kırarım boynuzunuzu! Evet biz de sizin gibi bir insanız, fakat Çükütay bu gerçeği kullarından dilediğine öğretir. Ama siz istemediğiniz sürece bizim bunu size ispat etmemiz mümkün değildir. Çünkü Çükütay’a ancak temiz bir kalp yaklaşır. Temiz kalple Çükütay’ın yarattığını inceleyin, dötlerinizin şekline, pipinizin ucuna ve kukularınıza bakın, aradaki uyumu ve birbirini nasıl tamamladıklarını hatırlayın, sıkıca tutup üzerine düşünün ve iman edin!”

12-Gerçeği gördükten sonra Çükütay’a inanmamak olur mu? Ama hala inanmayanlar için kendi çapımızda ispatlarımız da vardır! Eşinizle ilişkiye girin ve tam orgazm anında, kafanız arşa değmek üzereykenki o duygu yoğunluğunu ve bedensel dönüşümleri düşünün. Zihniniz birkaç saniyelik de olsa Çükütay’ın katına ulaşır da siz bunu farketmezsiniz.

13-Rab Çükütay’ı inkar edenlerin işi, Angelina Jolie’yi çıplak görüp de manzaraya bakmak yerine arkasını dönen salağa benzer. Yaptıklarından hiçbir kâr elde edemezler. Gerçek yanılgı işte budur. Hatuna baksa Çükütay’ın hikmetinin kanıtını görecek ve iman edecektir ama kafirler arkalarını dönerler!

14-Çükütay’ın gökleri ve yeri gerçek olarak yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi itin dötüne sokup yerinize başka bir toplum getirir! Bu Çükütay’a güç değildir.

15-Ey freddie, aiherette kafirleri diriltip de hesaba çekerken bir görseydin! O gün herkes Rab Çükütay’ın huzuruna çıkacak -çıplak tabi ki- ve sıradan insanlar kendilerini aldatan kafirlerin önde gelenlerine şöyle diyecekler; ”Biz dünyada size tabi olmuştuk. Şimdi Çükütay’ınkini tuttuk! Bu sıkıntıyı üzerimizden kaldırabilir misiniz?” Onlar da diyecekler ki; ”Biz kendimiz anlayabildik mi ki size gerçeği anlatabilelim! Vallahi döte geldik. Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Artık bizim için kaçacak bir yer yok. Çükütay bizi ….”!

16-Dünya hayatında Çükütay’a inanıp bu yolda sevişenler ise, içinde istedikleri her şeyin su gibi aktığı ebedi cennetlerde yaşayacaklardır. Oranın özel mülkiyet hakkınıda Rabbiniz size devredecek, kamu mülkiyetine geçilecektir. Orada sömürü yok, ücretli kölelik yok, ezilenler iktidar olacak! Cennetin kapısında ”yaşasın devrim” yazar, duvarlarda Marks’ın resmi vardır, tüm cennetlik pipilere de kızıl kurdele bağlayacağız ki cennetlik oldukları belli olsun. Cenneti bir çeşit sevgi tomurcuğu kollektifi olarak düşünebilirsiniz.

17-Ey freddie, inananlara söyle; Çükütay öyle cömert bir Rab’tır ki, gökleri ve yeri yaratıp gökten su indirdi. Onunla türlü meyveler çıkardı, denizde yüzüp giden gemileri emrinize verdi. Şu an gemileri siz yapıyorsunuz ama ilk gemi modelini biz çizmiştik ve siz bizden taklit ettiniz. Yoksa nerde sizde gemi icat edecek kapasite!

18-Düzenli seyreden güneşi ve ayı, birbirine eklenen geceyi ve gündüzü de sizin için O yarattı. Karşısında rakı içebilin diye mehtabı yarattı, daha ne yapğsın? Sevildiğinizi bilin diye.

19-İhtiyacınız olan her şeyi verdik. Sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan yine de nankörlük eder! Yemedik yedirdik, içmedik içirdik, saçımızı süpürge ettik ama hala yaranamıyoruz! Sevişmeden önce Rabbinizi ansanız ölür müsünüz? Şunu da açıklayalım ki, göçük altında falan kaldığınızda size yardım eden o meşhur ak sakallı dede aslında bizim adamımızdır.

20-Rab Çükütay, çalışmalarının karşılığını vermek için bir gün herkesi diriltecektir. Karılarınız çükünüzün hakkından geldiğinde de bir süre ölü kalsa da sonra tekrar diriltmiyor muyuz? Sertlik verip diriltmiyor muyuz yine?! İşte kıyamet günü sizleri böyle dirileteceğiz. Çükütay, pipilerinizi, o gün geldiğinde nasıl diriltileceğinize bir örnek teşkil etsin diye numune olarak yarattı. Bakıp da ibret almaz mısınız? Kuşkusuz bunda düşünen toplumlar için ibretler vardır.

Ahhh, ohhh, yeahhh. Amin!…

AZAP SURESİ

1. Ey Freddie! Sadece Rab Çükütay’dan kork ve kötülere boyun eğme. Elbette Rab Çükütay her şeyi bilmekte ve yerli yerince yapmaktadır. İçine iç çamaşırı giymeyenleri bildiğimiz gibi, gül gibi eşi dururken banyoya kapanıp manuel takılanları da biliriz!

2. Rabbinin sana bildirdiğine uy. Çükütay şüphesiz ki bütün yaptıklarınızdan haberdardır. İşinizi bitirince, daha önce uyarmamıza rağmen, kondomu klozete atıp taşmasına neden olanların hepsini biliyoruz!

3. Ey elçi, Rab Çükütay’a sarıl, onunkine sığın, onunki herşeye yeter.

4. Çükütay bir adamın önünde iki pipi yaratmadığı gibi, siz yemin ettiniz diye de eşiniz ananız, evlatlığınız öz evladınız olmaz. Bunlar gelişigüzel söylenmiş içi boş sözlerdir. Dötünüzden atıyorsunuz. Ancak Çükütay gerçeği söyler ve doğru yolu gösterir.

5. Evlatlıklarınızı analarının ismiyle çağırın, Çükütay için en doğrusu budur. Çünkü babalarının kim olduğunu bilemedikleriniz olabilir, insanlık halidir hoş görmek gerekir. Babayı belli etmek için sekse sınır mı getirelim?! Kuşkusuz bu Çükütay’ın dinine küfür olacaktır! Babaları belli olmayanlar Çükütay’ın çocuğu kabul edilecektir, onları sizin din kardeşleriniz olarak kabul edin. Bu arada şunu da açıklayalım ki, babayı bulmak tabiri Çükütay’ın bu babacan tavırları sonucu üretilmiştir. Yanılarak yaptıklarınızda vebal yok, fakat bilerek yaptığınızda günah vardır. Çükütay bağışlayandır, esirgeyendir, hepinizin babasıdır ama dinçtir, gençtir, büyüktür, diktir!

6. Ey freddie, sen Peygamber olarak inananlara kendi canlarından daha yakınsın. Senin eşlerin onların anaları sayılır ama onların eşleri senin için öyle sayılmaz. İnanan kadınlardan hastalanan, doğurmakta veya gebe kalmakta zorlanan olursa; onları bir odaya çekip ”tedavi edebilirsin”. Çükütay’ın Kitabına göre, sevdiğiniz dostlarınıza ölçülü bir şeyler bırakmanız dışında, miras açısından da akrabalar herkesten önce hak sahibidirler. Bunlar kitaplarda yazılıdır.

7. Hani biz peygamberlerden söz almıştık, senden olduğu gibi, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan da söz almıştık, hatırladın mı? Hatırlayamadıysan sittiret, üsteleme. Evet, biz onlardan çok sağlam bir söz aldık gerçekten.

8. Çükütay bu sözü doğruları doğrulukla sınayıp ödüllendirmek için aldı. Kafirler için de çok acıklı bir azap hazırladı. Öyle bir azap ki müminler ahirette angelina jolie/bradd pitt kıvamındaki meleklerimizle yiyişirken, bunlar abazan kalacaktır! Ah ne kötü br azaptır o, yaşayan bilir!

9. Ey inananlar! Düşman şehre saldırdığında Çükütay’ın size olan yardımını hatırlayın ki, onların manevrasını bozan bir rüzgar ve bilmediğiniz başka yardımcılar göndermiştik. Çükütay ne yaptığınızı görmekteydi. Savaş sırasındaki tüm doğa olaylarını benden bilin.

10. Cephenin her iki yanından üstünüze geldikleri o günde gözler yılmış, yürekler ağza gelmişti ve siz Rabbiniz hakkında şüpheye düşmüştünüz.

11. İnananlar işte orada şiddetle sınanmış ve sarsılmışlardı. Evet biz bunu sizi sınamak için yaptıydık aslında.

12. İnancı tam olmayan kimileri; Meğer Çükütay ve Resulü bizi boş sözlerle aldatmışlar, diyorlardı. Bana Çükütay deyip Rab demedi eşşoğlueşekler!

13. Kimileri de diyordu ki; Ey Medineliler! Artık durmak zamanı değil, haydi kaçın! Kimileri ise; Evlerimiz korumasız kaldı, diyerek Peygamberden(ki bu sen oluyorsun) izin istiyordu. Oysa evleri tehlikede değildi ve sadece kaçmayı düşünüyorlardı! Onlara o kadar iman vermiş, pek bi gaza getirmiştik. Eğer düşmanınızı bu kadar gazlamış olsaydık dünyayı alırlardı. Herşeyi bizden beklemeyin, biraz da insanın içinde olacak, siz korkaksanız ben ne yapayım! Okları neyim hızlı atabilin diye rüzgarı da arkadan vermiştim ama sizda yürek yok. Hurilerle çüküşmeyi bilirsiniz ama!

14. Eğer düşman, şehrinizi dört bir yanından sarsaydı, evlerinize kapanamaz savaşmak zorunda kalırdınız. Ben o zaman görürdüm sizi! Rabbimiz yetiş diye ağlaşırdınız da, babayı alırdınız!

15. Ant olsun ki onlar geri dönüp kaçmayacaklarına dair söz vermişlerdi. Rab Çükütay’a verilen söz sorumluluk gerektirir! Ben size güvenerek, düşmanlarınızın tanrılarına artistik yaptıydım. Siz kaçmaya başlayınca pok gibi oldum. Bunun hesabını ahirette çok fena ödeyeceksiniz. Huri bekleyenlere nuri, nuri bekleyenlere huri verip sizi birleşmeye zorlayacağız!

16. Ey Elçi onlara de ki; Eğer ölümden kaçıyorsanız, kaçmanın size yararı olmaz! Sağ kalsanız bile, zaten dünyada yaşadığınız ömür nedir ki! O yüzden Çükütay yolunda savaşıp cennete kapağı atmaya bakın.

18. Rab Çükütay, korkup kaçan ve insanlara da kaçmalarını tavsiye eden bu inançsızları gerçekten biliyor. Biz çetelesini tutuyoruz. Zaten bunlar savaşa pek gelmezlerdi. Bu sefer geldiklerinde ben bi şüphelendiydim bu ipnelerden ama ordunun motivasyonunu bozmamak için ses etmediydim. Yoksa Rabbin herşeyi bilir, kalplarin içindekini, beyninizin derinliklerini, döt deliğinizin yarı çapını bile bilirim.

19. Zaten kaçmasalardı da bir işe yaramazlardı. Hele hele korku gelip çattı mı, gözlerinin ölüm korkusuyla kaydığını görürsün. Korku geçince ise, yine dünyaya tamah ederek insanları incitirler. Onlar inanmış değillerdir, bu nedenle Çükütay onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. Bu çakallar eğer savaş iyi gitse ve kendileri zora düşmeseydi kalplerinde büyükleneceklerdi. O yüzden ben bir ara size yardım etmeyi bıraktım ki içinizdeki cibiliyetsizleri siz de görüp tanıyın diye. Yani aslında savaş sırasındaki o zor anları ben bile bile yaşattım. Yoksa Çükütay’ın arkasında durduğu orduyu yenmeye imkan yoktur. Bu Rab Çükütay’a kolaydır.

20. Ey freddie, biz zamanında bu muhammed olacak arap bedevisine kadınlar konusunda dediydik ki: Eşlerine şöyle söyle; ”Eğer dünyayı istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de güzellikle ayrılalım.

21. Yok eğer Rabbiniz Çükütay’ı ve ahiretteki brad pittleri istiyorsanız, bilin ki Çükütay güzel davrananlar için büyük bir mükafat hazırlamıştır.”

22. Biz aynen böyle söyledik ama çükü aklını esir almış bedevi bunu şöyle çevirdi: ”Ey peygamber hanımları! Sizden kim açık bir hayasızlık yaparsa, onun azabı iki katına çıkarılır. Bu Çükütay’a göre kolaydır.

23. Yine sizden kim Çükütay’a ve Resulüne itaat eder de iyi işler yaparsa, benim ufaklıkla ilgilenir, muamelesini iyi tutarsa, ona da mükafatını iki kat olarak veririz. Ve cennette ona büyük ödüller hazırlamışızdır.

32. Ey Peygamber hanımları! Sizler sıradan kadınlar değilsiniz. Çükütay’dan korkuyorsanız, yabancı erkeklere karşı çekici bir eda ile konuşmayın. Bakarsınız sapıklardan biri yanlış anlar, sizden ümide kapılır. Konuşurken ölçülü olun.”

33. Aynen böyle çevirdi ipne! Bir de Rabbin Çükütay’dan o zamanın putu allah ismiyle bahsediyordu terbiyesiz! Ama Rabbin muhammedi uyardı: ”Lan oğlum aklını başına topla, dünyevi kıskançlıkların için Rabbinin aşk dininini kadınlara kapatma, ne bencil herifmişsin! On tane kadınla evlenip ne yapacan? Valla ölür gidersin!” dediydik ama dinlemedi. Çükü kopasıca kafir! Ona dedik ki: ”ulan muhammed, kadınlarına söyle penguen gibi kapanmasınlar, fazla dekolte göz çıkarmaz. Onların cinsel enerjisini öldürme, o enerji ki Rabbinin armağanı bir kutsal ruhtur. Kadınlar haklarını arasın, bunun başında orgazm hakkı gelir, yaşasın feminizm” dediydik.

34. İpne muhammed bunu şöyle çevirdi: ”Geçmişteki gibi açılıp saçılmayın. Rabbinizi’ı anın, zekatı verin, Rabbe ve bana itaat edin. Ey inanan kadınlar! Çükütay kusurlarınızı azaltmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor.”

35. Kendi her haltı yiyor ama karılarını ”temiz tutuyordu” bedevi! En büyük günahı da seksi bireysel ve gizli bir faaliyet haline getirip, aşk gruplarını dağıtmasıydı. Karısıyla bir odaya kapanıp teke tek takılıyor kafir! Halbuki sevabı veren hep birlikte olmaktır. Mesela Cuma namazının da içeriğini değiştirdi bu sapık. Kadın erkek camide aşk yapılıyordu, içerik buydu, o bedevi kafir değiştirdi.

36. Ama muhammedin herkesten gizlenen sonu ibretlik oldu! Onun karılarının hepsine bir azgınlık verip bunun üzerine saldık ve muhammedcan çükünün dikine gitmeyi canıyla ödedi! Adamın başına ne gelirse çükünden gelir özdeyişinin kaynağı budur. Muhammed için ahirette de özel bir karşılama yaptık. Önce zavallı karılarının brad pittlerimizle sevişmelerini seyrettirdik, sonra da onu Şeytan’a verdik, hala öpe öpe çoğaltıyor!

Biz zalimleri böyle cezalandırırız. Ey freddie bu surenin sonu gelmedi, yakında devam edeceğim.

(Şimdilik) Ahh, ohh ,yeah, Amin!…

BORUMU SURESİ

1. Ey elçi freddie, sana indirdiğim kitabı okuduğun zaman, seninle dirilişe inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

2. Gönüllerine soğukluk, kulaklarına ağırlık veririz, üstlerine bi halsizlik, biraz ateş, öksürük ve burun akıntısı veririz. Aids dahil pekçok hastalığı Rabbin sizin için özenle tasarımladı. Sen Rab Çükütay?ın birliğini anlattığında, onlar sanki ebelerine sövülmüş gibi mosmor olup giderler ama sen aradaki perde yüzünden göremiyorsun tabi.

3. Biz onların seni ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurken de; ”Sadece bir deliyi dinliyorlar”, dediklerini çok iyi biliriz. Sanki laf dinliyormuşuz gibi görünebilir ama herşeyi biliyorum işte, ben napiym?

4. Baksana senin için ne benzetmeler yaptılar! Vallahi ne yalancılığın kaldı, ne büyücülüğün, ne kafirliğin ne de düzenbazlığın! Yeni seni dolduruşa getiriyor gibi olmayayım ama ben onlarla ilgileceğim zaten. Bu yüzden öyle bir saptılar ki, artık doğru yolu bulamazlar. Sana küfredeni ben taş ederim ey fredie. Veya taş etmsem bile ahirette kesin cezalandırırım yani, için rahat olsun. Bana güven, gerisini merak etme sen, koy dötüne gitsin!…

5. Bir de diyorlar ki; ”Çürüyüp toprak olmuşken yeniden diriltileceğiz, öyle mi?”

6. De ki; ”Ne var ulan beğenemediniz mi? Sadece toprak değil, ister taş olun ister demir, isterseniz tuvaletin deliğindeki pok olun Rab Çükütay gene sizi diriltir”

7. Hâttâ dirilmesi imkansız görünen başka bir şey, hiçbir şey bunu engelleyemez! Diyecekler ki; ”Bizi yeniden kim diriltecek?”. De ki; ”İlkinde sizi yaratan!”. Diyecekler ki; ”Kimmiş bizi yaratan?”. De ki; ”Sizi yeniden diriltecek olan!” Sıkıysa bu çemberden çıksınlar bakalım! Bunun üzerine onlar alay ederek başlarını sallayacak ve; ”Ne zamanmış o”, diyecekler. De ki; ”Yakın olsa gerek!”

8. Rab Çükütay sizi kendine çağırdığı gün, gerçeğin karşı konulmaz çağrısına uyarsınız ve dünyada pek az kaldığınızı sanırsınız, o vakit üç buçuk atıp af dilersiniz.

9. Ey Elçi kullarıma söyle, güzel sözlerle konuşsunlar. Küfür kıyamet gırla gidiyor, bu ne pislik? Valla dinlerken ben utanıyorum ama o denyolar utanmıyorlar.

10. Çükütay kullarının bütün işlediklerini bilir. Dilerse merhamet eder, dilerse cezalandırır, dilerse başka şey yapar. Tanrı değil miyim, çüküme göre takılırım. Siz de benden birşeyler dileyebilirsiniz ama dua ederek dileyin. Öyle çaput bağlamaya, mektup yazmaya falan kalkmayın. Noel baba mıyım lan ben?!

11. Çükütay, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Biz peygamberleri, öne çıkan bazı özellikleriyle birbirlerinden farklı yarattık. Mesela muhammed biraz sapıktı, İsa’nın iktidarsızlık problemi vardı, Musa konuşma özürlüydü, Davut’un da boynuzları vardı. Ey freddie senin ne olduğunu da senden sonrakine söylerim. Rabbin dedikodu yapanların en hayırlısıdır.

12. Ey Elçi de ki; ”İlah zannettiklerinize yalvarın. Göreceksiniz ki ne istediğinizi verebilir, ne de bir sıkıntınızı giderebilirler.”

13. ”Çükütay ise bu dünyada zaten vereceğini vermiştir. Herkes Onun yardımını bekler, azabından korkar. Çünkü Onun azabı korkmaya değer.”

14. Ey elçi, sana mucizelerden söz etmeyişimizin nedeni, zaten bunlara inanmıyor olmalarıdır. Ha bana da inanmıyorlar ama kendimden söz ediyorum gene de. Çünkü çok yalnızım valla bir anlatsam ağlarsın, neyse… Ne var ben ağlayamaz mıyım? Acıyorum, bağışlıyorum, seviyorum, kızıyorum ama ağlayamaz mıyım? Rabbin duygusal bir tanrıdır, dokunsan ağlar. En son ağladığımda Nuh tufanı olmuştu. Biraz fazla ağlamışım, özür dilerim. Rabbin yanlışlık yaptı mı özür dilemesini de bilir ki büyük bende kalsın diye. Zaten en büyük benim.

15. Hani sana; ”Rabbin insanları kuşatmıştır”, dedik ya! Görür gibi olduğun o cenneti ve aşağılık dünya yaşamını, sadece insanların ne yapacağını görmek için yarattık. Ne garip, onları uyarıyoruz da bu uyarı azgınlıklarını arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. Niye kimse bana inanmıyor? Bak ağlayacam gene ha!

16. Meleklere; ”İnsana itaat edin”, demiştik. İblisin dışında hepsi itaat ettiler. İblis dedi ki; ”Şu aşağılık adam mı benden üstün olan?”. Hayır Muhammed’e değil, Adem’e söyledi. İblis benim baş meleğimdi, o bile emrime diklendi ya, lanet olsun! O kadar yalnızım ki… Ulan sağ kolum bile bana artistlik yapıyor, ben de o sinirle Ademi dünyaya sittirettim ki eğlence çıksın, vakit geçsin diye. Şimdi işi gücü bıraktım sizin günahlarınızın çetelesini tutuyorum anasını satiym.

17. Sana hayatın anlamını soruyorlar. De ki; ”hayatın anlamı Rab Çükütay’ın can sıkıntısıdır. Hepimiz bu yüzden yaratıldık”. İşte sana kainatın sırrı! Çocukça mı geldi? Biraz empati kurabilsen, değil aslında.

18. Ant olsun biz Musa’ya gerçeği anlatan dokuz kanıt vermiştik. İnanmıyorsan İsrail oğullarına sor. Musa geldiğinde Firavun ona; ”Ey Musa” demişti, ”senin bir deli olduğunu düşünüyorum”.

19. Musa da Firavuna; ”Sen de çok iyi biliyorsun ki, bunları ibret olsun diye göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun, asıl ben senin deli olduğunu düşünüyorum”.

20. Bunlar birbirine 15 dakika kadar deli dediler. En son Musa dediği için o kazanmış sayıldı. İnatçı çocuktur, peygamber sabrı vardı harbiden. Derken Firavun onları ülkeden çıkarmak istedi de, bu yüzden biz onu ve askerlerini suda boğduk. İşin aslı o sırada su taşkını olup adamlar boğulunca ben olyı üstlendim ve acayip karizma yaptım. Yanlız bu olay aramızda kalsın ey freddie.

21. Arkasından da İsrail oğullarına; ”O topraklarda oturun. Ahiret günü gelince hepinizi bir araya toplayacağız”, diye artistik yaptım.

22. Biz muhammede indirdiğimizi gerçeği anlatan bir kitap, onu da ancak uyarıcı olarak gönderdiydik. Yanlız o bazen bu uyarıcı lafını suistimal ediyordu. Uyarıcıdan kastımız, cinsel bir uyarım değil, insanları dine çağırmaktı, ama o gitti serserilik yaptı. Muhammedin dötünü toplayacağım diye iki paralık olduydum zamanında, herife elçiliği karı bulsun diye verdik sanki! Benim elçilerim niye hep böyle çıkıyor acaba? Ben ne bahtsız bir tanrıyım yahu! Nerede sapık var, peygamber diye onu buluyorum ha! Sözüm meclisten dışarı ey freddie.

23. Biz muhammede kuranı parça parça indirmiştik. Çünkü hepsini bir kerede anlayamazdı o geri!

24. Dini tebliğ et dedik, o dedi ki; ”İster inanın ister inanmayın! Benim görevim sadece tebliğ etmektir, inanmıyorsanız çok da dötümde!”. Zaten onun bu umursamaz tavırları yüzünden kuranı da keçinin biri gelip yedi. Ben o kitabı kaç sene de vahyettim ama zıçtımın keçisi iki dakikada yedi. Vallaha bak gözlerim doldu gene ha!

Ahhh, ohh, yeah. Amin!…

AYAKTA SURESİ

1. Bu ayetlerin âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunda asla şüphe yoktur. Çünkü şahidim var: Cebrail! Onun şahidi de elçi olarak sensin ey freddie! Biz birbirimizin şahidiyiz. O halde neye itiraz ediyorlar? Cebraili ve beni görememeleri onların sorunudur. Ayetlerimizi senin dötünden uydurduğunu söylüyorlar öyle mi? Asla! Zaten senin dötünde böyle bir potansiyel yoktur. Biz ayetlerimizi hiçbir peygamberin dötüne indirmedik, seninkine de indirmeyiz. Ayetlerimiz birer ışıktır, senden önce hiç kimsenin uyarmadığı cahil bir toplumu eğitmen için anlatılan gerçektir.

2. Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratan, sonra da yükselip arşa kurulan Rab Çükütay’dır. Düşünmüyor musunuz ki Ondan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız yoktur. Koca tanrı işi gücü bırakmış sizin günah-sevap muhasebenizi tutmaktadır. Rab Çükütay evreni bir kerede yaratmasına rağmen, size sunacağı dünyayı altı günde anca yaratmıştır. Neden? Siz rahat edin diye daha çok çalıştık, özene bezene yarattık. Evreni yaratırken ise açıkçası biraz sallapati yaptıydık, zaten bir sürü kara delik falan çıktı, o serseri gök taşlarından biri de birgün size denk gelecek göreceksiniz ebenizin camını!

3. Orgazm öncesinden sonrasına kadar her bir işi Rab Çükütay düzenleyip yönetir ve O’nun bir orgazmı sizin binlerce yıl yaşasanız bile tadamayacağınız bir zevktir. Her gök kuşağı Rabbinizin azdığının delilidir. O aşkın ilahıdır ve O’nu asla sap sanma! Evrenin hanımı yüce aşk tanrıçası onun biricik eşidir, gerçeklik çifttir ve dengededir.

4. Yediğiniz her haltı ve boynuz sayınızı bilen, mutlak güç ve merhamet sahibi O’dur.

7. O ki, yaratılıştaki düzeni eksiksizdir ve insanın varlığının başlangıcı çamurdandır. Aslında gübredendir ama gururunuz kırılmasın diye binlerce yıl çamur diyerek ne pok olduğunuzu yüzünüze vurmadık. Kuşkusuz Rabbiniz çok düşüncelidir, çok alimdir, çok bilendir, övünmeyi de hiç sevmez.

8. Sonra insanı yaratırken, basit bir sıvıdan aldığımız numuneyi ilahi laboratuvar ortamında başka bir basit sıvıdan aldığımız numuneyle halvet ettik, herşey çok basitti, kendinizi bi halt sanmayın. Rabbiniz bu basitten karmaşığa gidişi daha sonra tabiatı evriltirken de tekrarladı. Kuşkusuz bunda düşünen toplumlar için ibretler vardır.

9. Sizi daha sonra da geliştirip şekillendirdim ve size kendi ruhumdan üfledim. Size işitme, görme ve anlama yeteneği verildiği halde ne kadar da az düşünüyorsunuz! Halbuki sıçma yeteneğinizi her ayetimi gönderdiğimde ustaca kullanıyorsunuz!

10. ”Çürüyüp yok olduktan sonra yeniden yaratılacağız öyle mi”, diyorlar. Ne var ulan olamaz mı? Hadi kanıtla olamayacağını! Rabbine her birşey pek kolaydır. Doğrusu onlar Rablerine kavuşacaklarına inanamıyorlar. Halbuki kavuşacaklar, cesedinizi yaktırıp tuvaletin deliğine de serptirseniz sizi gene diriltip düdükleyeceğim!

11. O gün günahkarların hâlini görmelisin ey freddie! Başlarını korku ve utançla öne eğerek şöyle derler; ”Rabbimiz, artık her şeyi anladık, jeton düştü. Şimdi dünyaya geri dönmemize izin ver veya bize kin gütme de, senin rızan için bol bol sevişip kendimizi affettirelim.” Rabbin ise öfkeyle şöyle der: ”Geçti bolu pazarı sür eşeği cehenneme, siz artık cehennemde birbirinizle sevişin!”

13. Dileseydik elbette herkesi doğru yola iletirdik. Fakat dileyemedik çünkü zaten herşey Rabbinden dileniyorken Rabbin kimden ne dileyecek? Haşa! Birşeyler dilenmek için bizden üstün makam olmadığı için bizim hiçbir dileğimiz olmuyor. Rabbin bu durum karşısında isyanlardadır ama kullarına belli etmez. Zaten zamanında Rabbin, ”Muhakkak ki cehennemi cinlik peşindeki insanlarla dolduracağım!” diye bir laf etmiş bulunduğu ve tükürdüğünü yalıyor durumuna düşmek istemediği için, aranızdan bir grubun cehenneme gitmesi Çükütay’ın karizmasının sağlığı açısından yararlı olur. Evet, cehennemi boylama sebebinizdeki ana etmen Rabbinin ağzından bir söz kaçmış olması ve onu geri almayı kendine yedirememesidir. Ne o gücünüze mi gitti?

14. O gün onlara şöyle diyeceğiz; ”Bencilliğinizin cezasını göreceksiniz! Çükütay’ınkini tutacağınız gün geldi! Şimdi haydi yürüyün içinde abazan kalacağınız ebedi yalnızlıklara! Doğrusu dünya hayatında sizin bizi unuttuğunuz gibi şimdi biz de sizi unutacağız, yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz!”

15. Ayetlerimizi anlayanlar bu büyük gerçeği tereddütsüz kabul edip hayranlıkla seyreder; itiraz edenler ise anlama özürlü salak takımıdır. Yoksa Rabbinin kendini ifade etmede bir sıkıntısı yoktur. Ey freddie, kafirler, bizim senden öncede bir sürü elçi gönderdiğimizi ama hiçbirinin mesajının tam anlaşılmadığını ve hep yeni bir elçi göndermek zorunda kaldığımızı söyleyerek Rabbine ”kendini ifade etme özürlü” demeye çalışıyorlar. Rabbin bundan münezzehtir, seçtiğimiz elçiler biraz konuşma özürlüydü. Rabbin bu konuda biraz talihsizdir, nerede bir embesil var gittik onu peygamber seçtik. Mesela kuran aslında iki milyon sayfaydı ama denyo Muhammed sadece onda birini anlayıp yazıya çevirebildi. Zaten okuma yazması da yoktu cahilin, biz öğrettik.

16. Kafirler sana diyorlar ki: ”Madem öyle senin Rabbin neden okumuş yazmış adamlardan elçi seçmiyor da tanıyıp bilmediği cahilleri buluyor?”. Fakat bu soru onların anlayışsızlığını yansıtmaktadır, okumuş adamlardan Rabbine hayır yoktur, bizim indirdiğimiz dışında her poku okuyorlar ve öyle şüpheciler ki Rabbini bile kendinden şüpheye düşürüyorlar. Adamlarla yüz yüze temasa geçsem bile inanmayanlar çıkıyor ey freddie. Vallaha dertlendim gene… Neyse çok uzatmadan bitirelim sureyi, inananlara selam söyle…

Ahhh, ohhh, yeahhh. Amin!…

ALSAP SURESİ

Enerji ve sevgi dolu Çükütay’ın adıyla
*Ey peygamber sakın yorulup da rabbin için sevişmekten vazgeçme şüphesiz rabbin bilendir büyük pipi sahibidir. (1)
*Rabbinin savaşma seviş emrine uy şüphesiz rabbin yaptıklarından habersiz değildir.(2)
*Onun adını anın anıp anıp durun hatta secde edin üstüne bir de takla atın rabbiniz megaloman bir manyaktır. Sürekli adının anılmasını ister.(3)
*Çükütay bunları şaka olarak söyledi isterseniz anmayın rabbiniz ego sorunu olan kibirli bir manyak değildir. O çok mütevazidir yücedir olağanüstüdür şöyledir böyledir ve öyledir.(4)
*Evlat edindikleriniz öz evlatlarınız gibidir. Sakın Muho gibi onların karılarına göz dikmeyin. Bunu yapana Çükütay’ın azabı korkunçtur biz cehennemde evlatlığının karısına göz diken sapıkları bafileriz. (5)
*Çükütay müminlerine kaynaşmayı ve sevişmeyi emretmiştir.(6)
*Hani biz peygamberlerin beline kuvvet vermiştik Nuh’un İbrahim’in onun bunun ve şunun ama Muho’nun yaptığını hiçbiri yapmadı yuh!(7)
*Önüne geleni zorla haremine alan sübyancı manyaklar için Çükütay’ın azabı vardır.(8)
*Ey iman edenler Çükütay’ın size geçetiği kıyakları ve vaadini hatırlayın ordu gibi Pamela Anderson’lar Salma Hayek’leri salmıştık üstünüze(9)
*Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Çükütay hakkında ne aslan parçasıymış helal olsun deyip şükredip sevişiyordunuz.(10)
*İşte orada iman edenler sınanmış ve bu işten yüz akıyla çıkmışlardı.(11)
*Hani kalbinde hastalık bulunanlar bizim sevişmek yerine savaşmayı emrettiğimizi zırvalamıştı.(12)
*Manyak mısınız niye birbirinizi kesiyorsunuz dediğimizde sen Muhammed’e öyle emretmişsin dediler.(13)
*Ota boka sidiğe ve gazoz kapağına and olsun ki biz ayetlerimizi çarpıtanları korkunç bir azapla cezalandıracağız.(14)

* Oysa andolsun daha önce savaşa karşı dötlerini dönüp savaşmayıp sevişeceklerine dair Çükütay’a söz vermişlerdi. (15)
*De ki: “Savaşa dötünüzü dönüp gitmediğiniz ve savaştığınız için öte tarafta dötünüzü Çükütay’a dönerek onun azabını tadacaksınız. (16)
*De ki sizin libidonuzu yükselten veya sizi iktidarsız yapan kimdir? Onlar Çükütay’ın dışında kendilerine ne bir yardımcı ne de işte başka şeyler neyse anlamıştır onlar sen bu kadarını de yeter. (17)
*Gerçekten Çükütay içinizden kimlerin sevişmekten kaçtığını bilir. (18)
*Bakıp da dersin ki bunlar gay midir nedirler?(19)
*Onlar kuşlarının ötmediğinden yakınıyorlardı ancak böyle olmasaydı da pek azı sevişirdi. (20)
*Andolsun sizin için, Çükütay’a iman edenler ve sevişmeye hevesli olanlar için Çükütay’ın süper kıyakları vardır. (21)
*Müminler Sharon Stone gibi hurileri gördükleri zaman sevinçten dötleri tavana vuracak ve “Bu Çükütay ve resulünün bize vadettiği şeydir. Çükütay ve resulü doğruyu söylemiş.” diyeceklerdir. (22)
*Müminlerden öyle sevişgen olanlar vardır ki her gün her saat her dakika ibadet etmek (sevişmek) için fırsat kollarlar. (23)
*Çükütay emrine uyup sevişenleri daha da bol sevişsinler diye Cennetine alacak sevişmeyenlerden de dilediğinin tövbesini kabul edip dilediğini Palabıyık Abdullah zebanisine gönderecektir. Şüphesiz zebanilerimiz de çok şefkatlidir libidoları yüksektir. (24)
*Çükütay inkar edenleri abaza bıraktı onlar sevişmenin tadına varamadılar. Şüphesiz rabbin çok şefkatlidir inkar edenleri bir güzel sever, okşar ve öper. (25)

EL-MÜSTEHAK SURESİ

1) O camın ardından atıp tutanları gördün mü?
2) Andolsun onlar (tam) bir bocalamanın icerisindeler…
3) Ayetlerimi dillerine dolayıp oyun ve eğlence edinenlerin durumu,
4) Pisliğin icinde debelenen domuzun durumu gibidir.
5) (O domuz ki) Eğlencesi kendi pisliğini yemekten başka birşey değildir.
6) Fakat onların cokları bunu bilmezler.
7) O camın ardından yalan düzüp iftira edenleri,
8) Belirli bir vakte kadar erteliyoruz.
9) Andolsun (o vakit) geldiğinde,
10) Korkudan gözleri yuvalarından fırlayacak gibi olur.
11) Yüzleri sanki taş kesmiştir, kıpırdayamazlar…
12) Kalpleri sıkışmış, titrek bir halde fısıldayarak,
13) “Keşke umduğum gibi yok olsaydım da şu hale düşmeseydim” (derler).
14) Ama yok olacak değillerdir…
15) Bu bizim üzerimize yazdığımız hak bir vaattir.
16) Şimdi bırak onları eğlensinler.
17) Rabbin onları ummadıkları yerden yakalayacaktır.
18) (De ki:) Eğlencenize devam edin ve bana fırsatta vermeyin.
19) Çok yakında bileceksiniz. Bekleyin, bende bekleyenlerdenim.

SANA GİREN-ÇIKAN NE SURESİ

1.Sana giren çıkan ne?
2.Alllahın kendini savunamıyor mu
3.O Kuran’ı korumaya kalkan kulu gördün mü?
4. And olsun ki o Çükütayın çüküne doğru yönelmiş gibidir.
5:Hatta o başkalarının pisliğini yiyen bir canlı türüdür.
6.Böyle canlılarla dünya çekilmez olur.
7. Çükütay onlara verilecek cezayı bilir.

ŞUNADA KOY SURESİ

1. Kastır, Çoştur, Hastir!

2. Bunlar, apaçık Kitab’ın ayetleridir.

3. Ey resulüm Freddie, onlar iman etmiyorlar diye kendini paraladın.

4. Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, onu görünce dötleri düşer. Fakat bunu dilemiyoruz ki hepsi cehennemlik olup döte gelsinler diye! Zaten seni de göstermelik olarak elçi yaptık. Asıl amaç kimsenin seni dinlememesi ve yakmalık odun olmasıdır. Biz bu sınavı cehennemi doldurmak için yapıyoruz.

5. Şimdi bizim bu bildirimizi okuyan kafirler sana diyecekki: ”bak işte kimseyi kendine inandıramadığı için şimdi asıl amacın aslında cehennemlikleri toplamak olduğunu söyleyip kıvırıyor” diyecekler. Rabbin öyle büyüktür ki onların ne diyeceğini şimdiden işte böyle haber verir. Kuşkusuz Rabbin çok alimdir, çok bilendir, karizmadır, deli fişektir, picin önde gidenidir. Benden bir uçan bi kaçan kurtulur. Hatta onlar da kurtulamaz. Mesela siz çiçekleri bal arıları polenlerle döllüyor sanırsınız, ama bu bir aldanmadır. Tüm çiçekleri Rabbin Çükütay tek tek döller. Döllemeyle ilgili herşeyi Rabbin yapar evelallah. Çünkü O, üreme ve aşk tanrısıdır. Rabbin uzay boşluğunu dölledi de bu koca kainat öyle yaratıldı. Al sana big-bang! Daha ne mucizesi arıyorlar? Hala iman etmeyecekler mi?

6. Geçmişte de böyle imansızlar vardı. Bak hatırladım, sinirim bozuldu gene. Hani Rabbin Musa’ya: ”O zalimler güruhuna, Firavun’un kavmine git. Hala başlarına gelecekten sakınmayacaklar mı onlar?” diye seslenmişti, hatırladın mı?(hatırlayamıdysan sittiret).

7. Musa şöyle dedi: ”Rabbim Çükütay! Doğrusu, beni yalancılıkla suçlamalarından korkuyorum. Bu durumda içim daralır, dilim dönmez, ateşim çıkar, libidom söner, içime kapanırım; onun için Harun’a da elçilik ver, ben tek başıma bi bok beceremem, Harun’suz çişe gidemem. Üstelik onların bana isnad ettikleri bir suç da var. Bundan ötürü beni öldürmelerinden korkuyorum. Kafirlerin şerrinden, çüküne sığınırım.” Bu sözler üzerine Rabbin sertleşti(duygusal olarak), ve kafirlere azap etmeye karar verdi. Fakat bunu belli bir plan dahilinde yapacaktı. Yani yapacaktım. Bazen kendimden sanki üçüncü bir şahıstan bahseder gibi bahsediyorum ki daha etkileyici olsun diye.

8. Musa’nın ricası üzerine Rab Çükütay buyurdu: ”Hayır, seni asla öldüremezler! İkiniz mucizelerimizle gidin. Şüphesiz ki, ben arkanızdayım, artık sizi tutabilene aşkolsun. Siz Edi ile Büdü gibisiniz. Ya da bozacı ile şıracı. Haydi Firavun’a gidip deyin ki: ‘Gerçekten biz, alemlerin Rabbi’nin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.’ ”

9. Kendisine Çükütay’ın emri tebliğ edilince Firavun dedi ki: ”Ulan Musa şerefsizi! Biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Senin için saçımızı süpürge etmedik mi? Yediğin önünde yemediğin arkandaydı. Ama sonunda dötünden tanrı uydurup yediğin tasa zıçtın! Sen nankörün birisin! Hem şu alemlerin Rabbi Çükütay dediğin de nedir?”

10. Firavun’un Çükütay’ı sorması üzerine Musa Rabbini anlatmaya başladı: ”O, birkaç gündür özlemle beklediğiniz bir dizi başladığında giden elektrik gibidir. Ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Umutla bekletir de sonra hayal kırıklığına uğratır.
O, tuvalete girip tam bir büyük çıkardığınızdan sonra giden su gibidir. ‘Eyvah şimdi ne yapacağız’ diye düşündürüp insanı en pis pozisyona sokar.
O, masum bir filmin içerisinde geçen tek erotik sahnede aniden odanıza giren anneniz gibidir. Bir suçunuz yokken bile kendinizi kötü hisettirir.
O, yıllardır tek tabanca takıldıktan sonra bir sevgili bulup tam çiftleşecekken kaçan hevesiniz gibidir. Ne olduğunu anlayamaz ve sapıtıp kalırsınız.
O, sizi regl ederken biraz fazla kanatıp da korkudan altınıza zıçıttırandır.
O, pipinizi önce söndürüp sonra diriltendir.
O, Rab Çükütay’dır!
O’ndan korkun, O’nu sevin, O’nu içinizde hissedin. O sizi azdırır. Ne mutlu Çükütay yolunda azanlara!”

11. Bunun üzerine Firavun: ”Hassittir uleyn!” dedi. Bu laf Rabbinin çok gücüne gitti. O an Firavun ipnesinin kalemini kırdım ve ona ibretlik bir son düşündüm.

12. Firavun’un bu çıkışı üzerine Musa tırsıp asasını Firavun’un önüne attı ve kaçtı. Fakat biz bu utanç verici anı sonraki kuşaklara, sanki o asa yılan olup Firavun’u dehşete düşürmüş gibi, ballandıra ballandıra anlattık da Musa’nın ödlekliği meydana çıkmadı.

13. Musa topuklayınca Firavun da adamlarıyla onun peşine düştü. Kaçan Musa yol üstünde İsrailoğullarını da peşine taktı, ”bari çok kişi olalım da Firavun’un eline düşünce yalnız kalmayayım, hep beraber döte gelelim” diye düşündü.

14. Bunlar kaçarken garip birşey oldu, deniz o an sığdı ve Musa ile götteşleri geçti; Firavun ve adamları geldiğinde ise gece olmuş, hava soğumuştu, şiddetli bir rüzgar çıkıp denizi dalgalandırmış ve yağan şiddetli yağmur su seviyesini yükseltmişti. Aslında meteorolojinin hava raporunda böyle olacağı haber veriliyordu. Ama o zamanlar haber bülteni olmadığı için Firavun hapı yuttu. Bunun üzerine kendisi ve adamları boğuldu. İsrailoğulları ve Musagil, tam bir saf sürüsü olarak, bunu benim mucizem sandılar. Rabbin de hemen olayı sahiplendi tabi. Ha ben aslında denizi yaramaz mıydım? Elbette yararım, elimizden her iş gelir; ama doğanın kendi akışına müdahele etmeyi prensip olarak uygun bulmuyorum. Zaten zamanın başında kurmuşum, sonradan müdahele edince bazı kafirler ”ne yani ilk kurduğu yeterince mükemmel değil miydi?” diye laf çıkarıyorlar. O yüzden mucize işlerini etik bulmuyorum. Yoksa kralını yaparım.

15. Ey Freddie, Rabbin bu hikayeyi sana, kullarıma bildirmen ve ibret almanız için anlattı. Beni bol bol anın. Bütün kainatı beni anmanız için yarattım ama siz beni unutuyorsunuz. Valla bozuluyorum ha! Sevişmeden önce bir kere, seviştikten sonra da iki kere Rabbinizi anarsanız, işiniz de daha bereketli olur. Anladın sen onu. Müminlere ahirette de hurilerin en güzellerinden vereceğim. Ama sana ilişmeyecekler, dağıtımı bizzat Rabbin yapacak. Müminelere ise yakışıklı, her biri birer inci gibi olan oğlanlar vereceğim. Ahirette kıskançlık duygunuzu da içinizden alacağımki rahat rahat içinizi boşaltın. Bu dünyada ne kadar sevişirseniz ahiret için o kadar bonusunuz olur.

Ahhh, Ohhh, Yeah. Amin!

TAKAR HA SURESİ

1 – Ta, Tarva, Halis

2 – Ey insanlar ! İbrahimin nemrutu nasıl mort ettiğini hatırlamaz mısınız?

3 – Hani İbrahim Nemrut’a “Rabbim hayat veren ve öldürendir” demişti.

4 – Nemrut’ta “Ne alakası var lan! Hayat verip öldüren benim.” demişti.

5 – İbrahim’de trolluk yapmaya devam edip ” Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir.” diyerek aklı sıra çakallık yapmaya çalışmıştı.

6 – Sonra Nemrut’ta tam “Güneşi doğudan getiren benim, asıl senin Allah’ın güneşi batıdan getirsin.” diyecekken, tartışma da bir mantık hatası olduğunu ve böyle sürerse tartışmanın boka saracağını anlamıştı.

7 – Hani sonra da Nemrut “Ulan ben koskaca kralım, şu çapulsuzla girdiğim tartışmaya bak.” diye düşünmüştü, sonra da içinden düşünmüştü “Şimdi ben buna aristo mantığı anlatsam anlamıyacak, laf anlatsam dinlemeyecek. Koskoca kralım böyle saçma tartışmalarda işim olmaz.” diye.

8 – Sonra da İbrahim’e “La senin Tanrının güneşi doğudan getirdiği ne malum? Güneşi doğudan getiren benim.” diyeceğine, “He İbrahim he. Tamam haklısın.” demişti.

9 – İbrahim’de bu olayı etrafına “Çıktım kralın karşısına dedim Güneş’i doğudan getiren benim Tanrımdır. Kral apşıp kaldı. Cevab veremedi, göd oldu.” diye anlatmıştı. Daha sonra biz ibrahimi askere göndermedik. Çünkü biliyorduk ki, bu adam askerlik anılarını balıklı gölde “Çıktım albayın karşısına, dedim böle böle…” diye analtıp milletin sinirlerini bozacaktı. Elbette siz inananlar için, ibrahime çürük raporu almamızda büyük ibretler vardır.

10 – Hala ibret almaz mısınız?

11 – Hatırlamaz mısınız, hani biri yıkık bir kasabadan geçerken çakal İbrahim’de köy kahvesinde Nemrut’u nasıl mort ettiğini anlatıyordu. Sonra kasabadan geçen adam kahveye uğrayıp “Bu kasabanın ahı gitmiş, vahı kalmış. Allah burda ölen insanları nasıl baştan diriltcek” dediğinde İbrahim adamın ense köküne “Bugün cuma enseyi kapa” diye oturtmuştu. Hatta oturturken büyük bir taşın suya düştükten sonra çıkardığı ses gibi bir “gulp” çıkarmıştı. Sonra adam yere yığılınca İbrahim “Lan valla yanlışlıkla oldu. Annene söyleme olm tamam mı?” demişti. Fakat sonra İbrahim anladı ki adam bayılmıştı.

12 – Adam bayıldıktan sonra sonra ki gün ayılınca İbrahim tırstığı için yanına gelip gevrek gevrek gülerek “Ehu hehe sen Allah insanları nasıl diriltcek dediydin ya olm, Allah seni öldürdü sonra diriltti. Yüzyıl geçti aradan nerden baksan…” demişti.

13 – Enseye şaplağı yiyen adam “Sktir lan.. Yemekler bozulmamış, eşşek anırıyor; hadi onları geçtim sen bir gram yaşlanmamışsın. Siktim belanı…” diyerek İbrahim’e kafa göz dalacakken; içinden “Lan bu deli İbrahim… İbrahim üzülmez halt yemiş bunun yanında, hiç bulaşmaya gelmez buna.” diye düşünmüştü.

14
– Sonra adam İbrahim’e “Tabi abicim, aradan yüzyıl geçmiş eşşek ölmemiş, yemekler bozulmamış, sen yaşlanmamışsın. Bunlarıda hesaba katarsak quatriple mucize olur. Allah vardır, diriltir, öldürür, büyüktür.” demişti.

15 – Tabi olaydan sonra ibrahim yine köy kahvesine olayı ballandıra ballandıra anlatmaya koşmuştu.

16 – O adamda eşşeğiyle köyüne dönmüştü. Köye dönüp aslında kimsenin yaşlanmadığını görmüş, başında ki ağrıda geçince içi içini yemeye başlamıştı.”

17 – Enseye şaplağı yiyen adam “Ulan keşke kafasına vursaydım sağlam bi yumruk. Hem enseyi kızarttı, hem bir de yüz sene diye ta.şak geçiyor. Ulan göt lalesi, bari salladın 74 sene falan de, küsüratlı sayı ver de salladığın anlaşılmasın. Yüz sene ne? Lan keşke dalsaydım şerefsize, en fazla yiyeceğim 2-3 yumruk.” diye düşünüp iyice pişman olmuş, midesine bir taş oturmuştu(bu kısım gerçek mecaz, ilerde tartışmayasınız).

18 – O sırada İbrahim’de kahvede “Bak yeminlen söylüyorum, yalanım varsa iki gözüm önüme aksın adam Allah öldürdü sonra diriltti. Yüzsene ölü kaldı. Bu Allah’ın mucizesidir.” diye alenen yalan söylüyordu. yalan söylediğinin farkında olan İbrahim “Aşkta ve savaşta her yol mübahtır. Ben de insanları dine çağırıyorum. Kötü bir şey mi yapıyorum?” diye içini ferahlatıyordu.

19 – Kahvedekilerde İbrahim’in deli olduğunu bildiklerinden “He ibraam he.” diye geçiştiriyorlardı. Hala bu olaylardan ibret alıp, bana inanmaz mısınız?

20 – Bu surenin ilk ayetide dahil olmak üzere, biz size bir çok mucize göstermişizdir. Başta ben olmak üzere biz çok bağışlayıcıyız, seveniz, sevdireniz.” Hala inanmıyosanız, sizin sorununuz. Günah benden gitti.

Kaynak: http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=9143&st=0

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: